kevaşe

kethüda

Farsça kad-χudā كدخدا z "1. ev sahibi, 2. ev işlerini idare eden kişi, Sasani devletinde köy yöneticisi" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça kad veya kade كد/كده z "ev" (NOT: Bu sözcük Orta Farsça aynı anlama gelen kadag sözcüğünden evrilmiştir. Orta Farsça sözcük Avesta (Zend) dilinde kata- "oda, hücre" sözcüğü ile eş kökenlidir. ) ve Farsça χudā خدا z "efendi, yönetici" sözcüklerinin bileşiğidir.

ketm

Arapça ktm kökünden gelen katm كَتم z "susma" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça katama كَتَم z "sustu" sözcüğünün faˁl vezninde masdarıdır.

keton

Almanca Ketone "kimyada bir hidrokarbon türevi" sözcüğünden alıntıdır. Almanca sözcük Almanca Aketone "aseton" sözcüğünden türetilmiştir.

kettle

İngilizce kettle "su kaynatma kazanı, bakraç, çaydanlık" sözcüğünden alıntıdır. İngilizce sözcük Latince catillus sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Latince aynı anlama gelen catinus sözcüğünün küçültme halidir.

ketum

Arapça ktm kökünden gelen katūm كتوم z "susan, sır tutan" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça katama كتم z "sustu" fiilinin faˁūl vezninde ismi mübalağasıdır.

kevaşe
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
ḳavvād faem. ḳavvāde قوّادة [fuhşa aracılık eden kadın] "fahişe, hafif meşrep kadın (argo)" [ Ekşi Sözlük, 1999]
kevaşe: hafif meşrep sevimli zikilesi kadın.

Köken

Arapça ḳwd kökünden gelen ḳawwāda(t) قوّادة z "fuhşa aracılık eden kadın" sözcüğünden alıntı olabilir; ancak bu kesin değildir.

Daha fazla bilgi için gavat maddesine bakınız.

Ek açıklama

Karş. Kürtçe (Kurmanci) kewaşe "1. haşiş (kuru ot) 2. biçim zamanı geçmiş tarlada ürünün güneşteki kavruk hali 3. merteklerin üzerine konulan düz ve kesilmiş tahtalar 4. yaramaz, işe yaramaz kimse" (Zana Farqînî, Kürtçe-Türkçe Sözlük, 2005: 1001). Ve kewş "1. gazel (sonbaharda dökülen ağaç yaprağı) 2. haşiş (kuru ot) 3. yonga, kamga, talaş (rende artıkları) 4. kavrak, tuturuk (ateş tutuşturulacak şey)" (a.e, 1002) .


14.11.2017
kevgir

Farsça kafgīr كفگير z "süzgeç" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça kaf كف z "köpük" ve Farsça gīr گير z "tutan" sözcüklerinin bileşiğidir.

kevkeb

Arapça kkb kökünden gelen kawkab كوكب z "yıldız" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice ve İbranice aynı anlama gelen kawkāb, kawkbā כּוֹכָב z sözcüğünden alıntıdır.

kevn

Arapça kwn kökünden gelen kawn كَوْن z "varlık, var oluş" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça kāna كان z "oldu, var idi" fiilinin faˁl vezninde masdarıdır. Bu sözcük İbranice kwn kökünden gelen kūn כונ z "durmak, ayağa kalkmak" fiili ile eş kökenlidir. İbranice fiil Akatça kānu "durmak" sözcüğü ile eş kökenlidir.

kevser

Arapça ks̠r kökünden gelen kawṯar كَوثر z "1. bolluk, 2. cennette bir ırmak veya havuz, adını bu sözcükten alan Kuran suresi" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça kaṯura كَثُرَ z "çok idi" fiilinden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir.

keyfe keder

Arapça kayfa kadar كيف كدر z "ne gam?" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça kayfa "nasıl" sözcüğünden türetilmiştir.