kethüda

kete

≈ Erm gata կաթա zkülde pişmiş yassı ekmek

ketebe1

Ar kataba(t) كتبة z [#ktb faˁala(t) çoğ.] yazıcılar Ar kātib كاتب z [t.] yazıcı

ketebe2

Ar kataba كتب z [#ktb faˁala ] yazdı

keten

Ar/Fa katān كتّان zketen bitkisi ve bundan yapılan dokuma ≈ Aram kīttān/kittan כִיתָּן za.a. ≈ Akad kitūm/kitunnu a.a. ~? Sumer gada

ketenpere

Yun kátō péra κάτω πέρα zöbür tarafın aşağısı, argoda göt EYun kata+ péra πέρα zkarşı taraf, öte

kethüda

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
ked-χudālıkda düşer ol ṣuḥbete / kocalıcak lāyık olur raḥmete

Fa kad-χudā كدخدا z1. ev sahibi, 2. ev işlerini idare eden kişi, Sasani devletinde köy yöneticisi § Fa kad/kada كد/كده zev (<< OFa kadak a.a. ≈ Ave kata- oda, hücre ) Fa χudā خدا zefendi, yönetici

 hüda

Bu maddeye gönderenler: kâhya, kezban


25.06.2015
ketm

Ar katm كَتم z [#ktm faˁl msd.] susma Ar katama كَتَم zsustu

keton

Alm Ketone kimyada bir hidrokarbon türevi Alm Aketone aseton

kettle

İng kettle su kaynatma kazanı, bakraç, çaydanlık Lat catillus [küç.] Lat catinus a.a.

ketum

Ar katūm كتوم z [#ktm faˁūl im.] susan, sır tutan Ar katama كتم zsustu

kevaşe

~? Ar ḳawwāda(t) قوّادة z [#ḳwd mesl. fem.] fuhşa aracılık eden kadın