kesinti

kese

Fa kīse كيسه ztorba, özellikle para torbası, cenin kesesi Aram kīsā כיס za.a. ≈ Akad kīsu para kesesi

keser

TTü kes- +()r

kesif

Ar kaṯīf كثيف z [#ks̠f faˁīl sf.] sık, yoğun Ar kaṯufa كثف zyoğun idi, yoğunlaştı

kesim

TTü kes- +Im

kesin

TTü kesinkes katiyen TTü kes- +In

kesinti

TTü: [ Asım Ef., Burhan-ı Katı terc., 1797]
parça ve kesinti maˁnāsınadır, arabīde ḳıtˁa derler.

TTü kes- +(In)tI

 kes-


27.05.2015
kesir

Ar kasr كسر z [#ksr faˁl msd.] 1. kırılma, kırıntı, kırık, 2. aritmetikte kesir Ar kasara كسر zkesti, kırdı

kesit

TTü kes- +Ut

keski

<< OTü kesgü kesme aleti ETü kes- +gU

keskin

TTü kes- +gIn

kesmik

TTü kes- +mUk