kesin

kesat

Ar kasād كساد z [#ksd faˁāl msd.] (satışta) durgunluk Ar kasada كسد z(satış) durgun idi

kese

Fa kīse كيسه ztorba, özellikle para torbası, cenin kesesi Aram kīsā כיס za.a. ≈ Akad kīsu para kesesi

keser

TTü kes- +()r

kesif

Ar kaṯīf كثيف z [#ks̠f faˁīl sf.] yoğun

kesim

TTü kes- +Im

kesin

TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
kesinkes: Katˁi, katˁiyen, bila-tereddüd. TTü: kesinkes [ Enderunlu Vasıf, Divan, <1824]
pek kesākes veremem sana cevāb, ol şūhuŋ / geldi mi ḥaṭṭ-ı rūhu berbere sor sorma bana YTü: [ Osmanlıcadan Türkçeye Cep Kılavuzu, 1935]
kesin = Kat'î = Définitif, categorique

TTü kesinkes katiyen TTü kes- +In

 kes-

Not: TTü kesinkes deyiminden türetilmiş YTü sözcüktür.

Benzer sözcükler: kesinkes, kesinleşmek, kesinlikle


25.12.2015
kesinti

TTü kes- +(In)tI

kesir

Ar kasr كسر z [#ksr faˁl msd.] 1. kırılma, kırıntı, kırık, 2. aritmetikte kesir Ar kasara كسر zkesti, kırdı

kesit

TTü kes- +Ut

keski

<< OTü kesgü kesme aleti ETü kes- +gU

keskin

TTü kes- +gIn