kertenkele

kerpiç

<< ETü kerpiç pişmemiş tuğla

kerrake

Ar karaka(t) كركة z [#krk] külahlı bir tür cübbe OYun karakállion a.a. Lat caracalla a.a.

kerrat

Ar karrāt كَرّات z [#krr çoğ.] defalar, matematikte çarpımlar Ar karra(t) كَرّة z [t.] +āt

kert|mek

<< ETü kert- çentmek, çenterek işaret koymak ETü *keri- a.a. +It- ETü kez oyuk, çentik +I-

kerte

İt quarta 1. çeyrek, 2. pusula kadranının sekizde bir dilimi << Lat quartus çeyrek Lat quatuor, quatr- dört

kertenkele

[ Hızır Paşa, Müntehab-ı Şifa, <1400]
eger yeşil kertekene كرتكنه kanın bir iki kerre siğile yakı iderler şifā ola [ anon., Câmiü'l-Fürs, 1501]
vazag [Fa.]: Kurbağa ve keltekelerden كلتكلر bir nevˁ [ Meninski, Thesaurus, 1680]
kertenkeler vel kertenkele: Lacerta.

~? Yun/EYun krokódilos κροκόδιλος z1. kertenkele, 2. büyük kertenkele, timsah § EYun krókē κρόκη ztaş EYun drílos δρίλος zkurtçuk, tırtıl

Not: keler "kertenkele" ile ses benzerliği muhtemelen yakıştırmadır. • Karş. Fr, İng crocodile "timsah". Homeros 2:69 İonyalıların küçük kertenkeleye bu adı verdiklerini ve daha sonra Mısır'daki timsahların böyle anıldığını belirtir.


18.09.2017
kerteriz

Yun kartárizō καρτάριζω zpusulanın 32'de bir bölümlerine göre yön tayin etmek (Kaynak: LF sf. §159)Ven *quartarisàr a.a. Ven quarta kerte

kervan

Fa kārbān/kārvān كاربان/كاروان zkafile, katar << OFa kārvān a.a. ~? Akad χarrānu yol, yolculuk, özellikle ticari yolculuk, kervan

kes

marka Keds US Rubber Company'ye ait ayakkabı markası (İlk kullanım: 1916)

kes|mek

<< ETü kes- biçmek

kesafet

Ar kaṯāfa(t) كثافة z [#ks̠f faˁāla(t) msd.] sıklık, yoğunluk, kabalık Ar kaṯufa sık idi, yoğun idi