kerosen

kerime

Ar karīma(t) كريمة z [#krm faˁīlā(t) sf. fem.] yüce kadın, hanımefendi Ar karīm كريم z [sf.] büyük, yüce

keriz

~? Fa kārīz كاريز zyer altında su yolu

kerkenez

Yun/EYun kerχnēís κερχνηίς zküçük bir yırtıcı kuş, cerchneis tinnuculus EYun kérχnos κέρχνος zcırlama, cırlak

kerli ferli

Fa karr u farr كر و فر zgüç ve kuvvet § Fa karr كر zkuvvet, celadet Fa farr فر zparıltı, ihtişam

kermes

Fr kermesse kilisede ayinden sonra hayır için yapılan satış Hol kerkmisse kilise ayini § Hol kerk kilise (<< Ger *kîrikon a.a. EYun kyrikón κυρικόν z«tanrı evi», kilise EYun kýrios κύριος zrab, tanrı +ik° ) Lat missa [pp. fem.] Pazar ayini (Lat mittere göndermek +()t° )

kerosen

[ Hürriyet - gazete, 1952]
Kerosin (gaz yakar) traktörlerimiz takriben bu ay sonunda gelecektir.

İng kerosene bir petrol ürünü EYun kērós κηρός zbalmumu


20.08.2017
kerpeten

Ar kalbatān/kalbatayn كلبتين z [#klb dual.] «iki köpek dişi», kıskaç, pense Ar kalba(t) كلبة z [t.] köpek dişi +ayn Ar kalb köpek

kerpiç

<< ETü kerpiç pişmemiş tuğla

kerrake

Ar karaka(t) كركة z [#krk] külahlı bir tür cübbe OYun karakállion a.a. Lat caracalla a.a.

kerrat

Ar karrāt كَرّات z [#krr çoğ.] defalar, matematikte çarpımlar Ar karra(t) كَرّة z [t.] +āt

kert|mek

<< ETü kert- çentmek, çenterek işaret koymak ETü *keri- a.a. +It- ETü kez oyuk, çentik +I-