kerli ferli

kerhane

Fa kār-χāne كارخانه ziş yeri, işlik, atölye

kerim

Ar karīm كريم z [#krm faˁīl sf.] yüce, büyük Ar karuma كَرُمَ zyüceldi

kerime

Ar karīma(t) كريمة z [#krm faˁīlā(t) sf. fem.] yüce kadın, hanımefendi Ar karīm كريم z [sf.] büyük, yüce

keriz

~? Fa kārīz كاريز zyer altında su yolu

kerkenez

Yun/EYun kerχnēís κερχνηίς zküçük bir yırtıcı kuş, cerchneis tinnuculus EYun kérχnos κέρχνος zcırlama, cırlak

kerli ferli

[ Şeyhoğlu, Marzubânnâme terc., 1380]
pīller [filler] sulṭānı daχı firˁavn gibi gendü kerr ü ferrine ve büyük gevdesine ınanub ilerü yorıdı [ Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
bu kadar kerr ü ferr ve dārā ve ˁazāmet sahibi idiler [ İbrahim Alaattin (Gövsa), Yeni Türk Lugatı, 1930]
kellifelli: kılık kıyafeti yerinde

Fa karr u farr كر و فر zgüç ve kuvvet § Fa karr كر zkuvvet, celadet Fa farr فر zparıltı, ihtişam

 fer

Benzer sözcükler: kelli felli


24.08.2015
kermes

Fr kermesse kilisede ayinden sonra hayır için yapılan satış Hol kerkmisse kilise ayini § Hol kerk kilise (<< Ger *kîrikon a.a. EYun kyrikón κυρικόν z«tanrı evi», kilise EYun kýrios κύριος zrab, tanrı +ik° ) Lat missa [pp. fem.] Pazar ayini (Lat mittere göndermek +()t° )

kerosen

İng kerosene bir petrol ürünü EYun kērós κηρός zbalmumu

kerpeten

Ar kalbatān/kalbatayn كلبتين z [#klb dual.] «iki köpek dişi», kıskaç, pense Ar kalba(t) كلبة z [t.] köpek dişi +ayn Ar kalb köpek

kerpiç

<< ETü kerpiç pişmemiş tuğla

kerrake

Ar karaka(t) كركة z [#krk] külahlı bir tür cübbe OYun karakállion a.a. Lat caracalla a.a.