kerkenez

kerh

Ar karh كَرْه z [#krh faˁl msd.] iğrenme, nefret Ar kariha كَرِهَ ziğrendi, nefret etti

kerhane

Fa kār-χāne كارخانه ziş yeri, işlik, atölye

kerim

Ar karīm كريم z [#krm faˁīl sf.] yüce, büyük Ar karuma كَرُمَ zyüceldi

kerime

Ar karīma(t) كريمة z [#krm faˁīlā(t) sf. fem.] yüce kadın, hanımefendi Ar karīm كريم z [sf.] büyük, yüce

keriz

~? Fa kārīz كاريز zyer altında su yolu

kerkenez

[ Lugat-i Ni'metullah, 1540]
sartūça [Fa.]: Alaca doğan ve kerkenes ki yelekerken daχı dirler ve gücügen kuşı.

Yun/EYun kerχnēís κερχνηίς zküçük bir yırtıcı kuş, cerchneis tinnuculus EYun kérχnos κέρχνος zcırlama, cırlak

Not: Karş. L&S 944, Chant sf. 521. Fa karkās "akbaba", karkār "bir tür güvercin", karkamā "kuyruksallayan kuşu", karkarak "saksağan" biçimleriyle muhtemel etimolojik ilişkisi araştırılmamıştır.


26.05.2015
kerli ferli

Fa karr u farr كر و فر zgüç ve kuvvet § Fa karr كر zkuvvet, celadet Fa farr فر zparıltı, ihtişam

kermes

Fr kermesse kilisede ayinden sonra hayır için yapılan satış Hol kerkmisse kilise ayini § Hol kerk kilise (<< Ger *kîrikon a.a. EYun kyrikón κυρικόν z«tanrı evi», kilise EYun kýrios κύριος zrab, tanrı +ik° ) Lat missa [pp. fem.] Pazar ayini (Lat mittere göndermek +()t° )

kerosen

İng kerosene bir petrol ürünü EYun kērós κηρός zbalmumu

kerpeten

Ar kalbatān/kalbatayn كلبتين z [#klb dual.] «iki köpek dişi», kıskaç, pense Ar kalba(t) كلبة z [t.] köpek dişi +ayn Ar kalb köpek

kerpiç

<< ETü kerpiç pişmemiş tuğla