kemençe

kemal

Ar kamāl كمال z [#kml faˁāl msd.] tam ve olgun olma, olgunluk, kusursuzluk, mükemmellik Ar kamala كَمَلَ ztam ve bütün idi, olgunlaştı, erdi

keman

Fa/OFa kamān كمان zeğri, yay

kemane

Fa kamāne كمانه zyaya benzer nesne Fa kamān yay +a

kemankeş

Fa kamān-kaş كمان كش zyay çeken, okçu

keme

Ar kamˀa(t) كمأة zmantar, özellikle domalan, trüf ≈ Akad kamˀatum mantar

kemençe

"kısa yay" [ anon., Câmiü'l-Fürs, 1501]
kemānçe "bir çalgı" [ Meninski, Thesaurus, 1680]
kemānçe etiam kemāne: Pandura, lyra, tetrachordium [telli bir çalgı].

Fa kamānçe كمانچه z [küç.] ok atmak için kullanılan bir tür kısa yay Fa kamān yay +ça3

 keman

Not: Türkçe kullanımda, bir Batı müziği enstrümanı olan kemandan çok daha eskidir.


14.11.2019
kement

Fa kamand كمند zçekince daralan düğüm, ilmik Fa kamīdan كميدن zküçülmek +and Fa kam كم zküçük

kemer

Fa/OFa kamar كَمَر z1. kuşak, 2. mimaride kemer veya kubbe Ave kamarā- kuşak

kemik

<< ETü kemrük kemirilen şey, kemik ETü kemür- kemirmek, kıtırdatmak +Uk

kemir|mek

<< ETü kemür- kemirmek

kemiyet

Ar kammiyya(t) كمّيّة z [#kmm y. msd.] miktar, nicelik Ar kamm كمّ zne kadar +īya(t)2