keme

kem küm

"mütereddit konuşma sesi" Ses yansımalı sözcüktür.

kemal

Arapça kml kökünden gelen kamāl كمال z "tam ve olgun olma, olgunluk, kusursuzluk, mükemmellik" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça kamala كَمَلَ z "tam ve bütün idi, olgunlaştı, erdi" fiilinin faˁāl vezninde masdarıdır.

keman

Farsça ve Orta Farsça kamān كمان z "eğri, yay" sözcüğünden alıntıdır.

kemane

Farsça kamāne كمانه z "yaya benzer nesne" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça kamān "yay" sözcüğünden +a ekiyle türetilmiştir.

kemankeş

Farsça kamān-kaş كمان كش z "yay çeken, okçu" sözcüğünden alıntıdır.

keme
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
keme: Domalanın beyaz nevˁi.

Köken

Arapça kamˀa(t) كمأة z "mantar, özellikle domalan, trüf" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Akatça kamˀatum "mantar" sözcüğü ile eş kökenlidir.


27.01.2018
kemençe

Farsça kamānçe كمانچه z "ok atmak için kullanılan bir tür kısa yay" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça kamān "yay" sözcüğünün küçültme halidir.

kement

Farsça kamand كمند z "çekince daralan düğüm, ilmik" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça kamīdan كميدن z "küçülmek" fiilinden +and ekiyle türetilmiştir. Bu sözcük Farsça kam كم z "küçük" sözcüğünden türetilmiştir.

kemer

Farsça ve Orta Farsça kamar كَمَر z "1. kuşak, 2. mimaride kemer veya kubbe" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Avesta (Zend) dilinde kamarā- "kuşak" sözcüğünden alıntıdır.

kemik

Eski Türkçe kemrük "kemirilen şey, kemik" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe kemür- "kemirmek, kıtırdatmak" fiilinden Eski Türkçe +Uk ekiyle türetilmiştir.

kemir|mek

Eski Türkçe kemür- "kemirmek" fiilinden evrilmiştir.