keme

kem küm

onom mütereddit konuşma sesi

kemal

Ar kamāl كمال z [#kml faˁāl msd.] tam ve olgun olma, olgunluk, kusursuzluk, mükemmellik Ar kamala كَمَلَ ztam ve bütün idi, olgunlaştı, erdi

keman

Fa/OFa kamān كمان zeğri, yay

kemane

Fa kamāne كمانه zyaya benzer nesne Fa kamān yay +a

kemankeş

Fa kamān-kaş كمان كش zyay çeken, okçu

keme

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
keme: Domalanın beyaz nevˁi.

Ar kamˀa(t) كمأة zmantar, özellikle domalan, trüf ≈ Akad kamˀatum mantar


27.01.2018
kemençe

Fa kamānçe كمانچه z [küç.] ok atmak için kullanılan bir tür kısa yay Fa kamān yay +ça3

kement

Fa kamand كمند zçekince daralan düğüm, ilmik Fa kamīdan كميدن zküçülmek +and Fa kam كم zküçük

kemer

Fa/OFa kamar كَمَر z1. kuşak, 2. mimaride kemer veya kubbe Ave kamarā- kuşak

kemik

<< ETü kemrük kemirilen şey, kemik ETü kemür- kemirmek, kıtırdatmak +Uk

kemir|mek

<< ETü kemür- kemirmek