kemankeş

kem

<< ETü kem hastalık, terslik ≈ Fa kam كَم zeksik, aşağı, hor

kem küm

onom mütereddit konuşma sesi

kemal

Ar kamāl كمال z [#kml faˁāl msd.] tam ve olgun olma, olgunluk, kusursuzluk, mükemmellik Ar kamala كَمَلَ ztam ve bütün idi, olgunlaştı, erdi

keman

Fa/OFa kamān كمان zeğri, yay

kemane

Fa kamāne كمانه zyaya benzer nesne Fa kamān yay +a

kemankeş

[ Ömer b. Mezîd, Mecmuatü'n-nezâir, 1437]
kemān-keş kaşlaruŋ cānum urur

Fa kamān-kaş كمان كش zyay çeken, okçu

 keman, keş1


05.10.2017
keme

Ar kamˀa(t) كمأة zmantar, özellikle domalan, trüf ≈ Akad kamˀatum mantar

kemençe

Fa kamānçe كمانچه z [küç.] ok atmak için kullanılan bir tür kısa yay Fa kamān yay +ça3

kement

Fa kamand كمند zçekince daralan düğüm, ilmik Fa kamīdan كميدن zküçülmek +and Fa kam كم zküçük

kemer

Fa/OFa kamar كَمَر z1. kuşak, 2. mimaride kemer veya kubbe Ave kamarā- kuşak

kemik

<< ETü kemrük kemirilen şey, kemik ETü kemür- kemirmek, kıtırdatmak +Uk