kem küm

kelle

Fa kalle كلّه zkafanın üst kısmı, kuru kafa

kelli

<< TTü gayri

kelp

İng kelp soda elde etmek için yakılan bir tür deniz yosunu << Eİng culp/culpe a.a. ?

kelter

Yun kalathárion καλαθάριον z [küç.] bir tür hasır sepet, küfe EYun kálathos κάλαθος zalt kısmı dar olan hasır sepet +arion ~? Mıs krḥt a.a. (Kaynak: Rosol sf. 176)

kem

<< ETü kem hastalık, terslik ≈ Fa kam كَم zeksik, aşağı, hor

kem küm

TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
kem küm etmek: Kelamda tereddüd etmek.

onom mütereddit konuşma sesi

Benzer sözcükler: gım gım


24.11.2014
kemal

Ar kamāl كمال z [#kml faˁāl msd.] tam ve olgun olma, olgunluk, kusursuzluk, mükemmellik Ar kamala كَمَلَ ztam ve bütün idi, olgunlaştı, erdi

keman

Fa/OFa kamān كمان zeğri, yay

kemane

Fa kamāne كمانه zyaya benzer nesne Fa kamān yay +a

kemankeş

Fa kamān-kaş كمان كش zyay çeken, okçu

keme

Ar kamˀa(t) كمأة zmantar, özellikle domalan, trüf ≈ Akad kamˀatum mantar