kelli

kelepir

?

keler

<< ETü keler kertenkele

keleş

≈ Kürd keleş haydut, eşkiya ?

kelime

Ar kalima(t) كلمة z [#klm faˁila(t) ] söylenen şey, söz Ar kalama كَلَمَ zsöyledi

kelle

Fa kalle كلّه zkafanın üst kısmı, kuru kafa

kelli

[ Cumhuriyet - gazete, 1932]
Şimdi dibana bahayım: Bundan kelli garşiki gonağın ahçıbaşısına...

<< TTü gayri

 gayri

Not: gayri sözcüğünün bazı kırsal ağızlardaki biçimi 20. yy ortalarında "halk Türkçesi" kabul edilerek yazı dilinde benimsenmişti.


14.11.2019
kelp

İng kelp soda elde etmek için yakılan bir tür deniz yosunu << Eİng culp/culpe a.a. ?

kelter

Yun kalathárion καλαθάριον z [küç.] bir tür hasır sepet, küfe EYun kálathos κάλαθος zalt kısmı dar olan hasır sepet +arion ~? Mıs krḥt a.a. (Kaynak: Rosol sf. 176)

kem

<< ETü kem hastalık, terslik ≈ Fa kam كَم zeksik, aşağı, hor

kem küm

onom mütereddit konuşma sesi

kemal

Ar kamāl كمال z [#kml faˁāl msd.] tam ve olgun olma, olgunluk, kusursuzluk, mükemmellik Ar kamala كَمَلَ ztam ve bütün idi, olgunlaştı, erdi