kekre

kekâ

?

kekeme

onom keke kısa ve tutuk ses, kekeleme sesi

kekik

≈? Fa kākul/kākūti كاكل/كاكوت zyabani zahter ≈? Sans kukuṭa कुकुट zyenebilen bir ot (marsilea quadrifolia?)

keklik

<< ETü keklik eti yenen bir kuş, perdrix ≈ TTü geğrik/gekrik/geklik geğirme, hıçkırık ETü kekir- geğirmek, hıçkırmak

keko

Kürd keko ağabey (hitap şekli) Kürd kek ağabey ≈ Fa kākā كاكا za.a.

kekre

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
kekre [[develerin çiğnediği acı/ekşi bir ot]] TTü: [ Yadigâr-ı İbni Şerif, <1421?]
azıcık kekre şarab içmek muvafıkdır TTü: [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
kekremsi: şarab [Maraş ve Bolu Türkmen lehçesinde]

<< ETü kekre ekşi veya acı (tat)

Benzer sözcükler: kekremsi


12.03.2015
kel

Fa kal كل zkellik hastalığı, bu hastalıktan dolayı saçı dökülmüş kimse ≈ Ave kaurva a.a. << HAvr *gal-wo- kel, kafatası

kel alaka

Fr qu'est-ce que l'alaka alaka nedir? ne alaka?

kelam

Ar kalām كلام z [#klm faˁāl msd.] 1. söz, 2. İslami teoloji ilmi Ar kalama كلم zkonuştu, söyledi

kelaynak

TTü aynak/inak bir tür kuş

kelb

Ar kalb كَلْب z [#klb] köpek ≈ İbr keleb כֶּלֶב z [#klb] a.a. ≈ Akad kalbu a.a.