keklik

kehribar

Fa kah-rubā كهربا z«saman kapan», fosilleşmiş reçineden oluşan ve yüne sürtününce elektriklenme özelliğine sahip olan sarı madde § Fa kāh/kah كاه/كه zsaman Fa rubā ربا zkapan (Fa rubūdan ربودن, ربا zkapmak, çalmak, zorla almak +ā(n) ≈ OFa rōp zoralım, soygun Havr *Hrewp- (*rewp-) kapmak, çalmak )

kek

İng cake çörek, pişi ≈ Ger *kokjan pişirmek << HAvr *gog a.a.

kekâ

?

kekeme

onom keke kısa ve tutuk ses, kekeleme sesi

kekik

≈? Fa kākul/kākūti كاكل/كاكوت zyabani zahter ≈? Sans kukuṭa कुकुट zyenebilen bir ot (marsilea quadrifolia?)

keklik

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
keklik: al-ḳabc [keklik] TTü: [ anon., Ferec ba'd eş-şidde, <1451]
on dāne keklik yumurtası deŋlü incüsi varıdı

<< ETü keklik eti yenen bir kuş, perdrix ≈ TTü geğrik/gekrik/geklik geğirme, hıçkırık ETü kekir- geğirmek, hıçkırmak

 geğir-

Not: Hıçkırığa benzer sesinden ötürü.


10.08.2017
keko

Kürd keko ağabey (hitap şekli) Kürd kek ağabey ≈ Fa kākā كاكا za.a.

kekre

<< ETü kekre ekşi veya acı (tat)

kel

Fa kal كل zkellik hastalığı, bu hastalıktan dolayı saçı dökülmüş kimse ≈ Ave kaurva a.a. << HAvr *kl̥H-wó-s (*kl̥-wó-s) kel, kafatası

kel alaka

Fr qu'est-ce que l'alaka alaka nedir? ne alaka?

kelam

Ar kalām كلام z [#klm faˁāl msd.] 1. söz, 2. İslami teoloji ilmi Ar kalama كلم zkonuştu, söyledi