kekâ

kehanet

Ar kahāna(t) كهانة z [#khn faˁāla(t) msd.] gaipten haber verme Ar kāhin كاهن z

kehf

Ar kahf كهف z [#khf] mağara ~? Lat cavus a.a.

kehkeşan

Fa kahkaşān كهكشان zsamanyolu § Fa kah كه zsaman Fa kaşān كشان zyuvarlak çadır, kubbe

kehribar

Fa kah-rubā كهربا z«saman kapan», fosilleşmiş reçineden oluşan ve yüne sürtününce elektriklenme özelliğine sahip olan sarı madde § Fa kāh/kah كاه/كه zsaman Fa rubā ربا zkapan (Fa rubūdan ربودن, ربا zkapmak, çalmak, zorla almak +ā(n) ≈ OFa rōp zoralım, soygun Havr *Hrewp- (*rewp-) kapmak, çalmak )

kek

İng cake çörek, pişi ≈ Ger *kokjan pişirmek << HAvr *gog a.a.

kekâ

"işler yolunda (argo)" [ Mikhailov, Matériaux sur l'argot et les locutions..., 1929]
kekâ: Bon, en règle, tranquille [iyi, yolunda, rahat]. İşler kekâ.

?


09.09.2017
kekeme

onom keke kısa ve tutuk ses, kekeleme sesi

kekik

≈? Fa kākul/kākūti كاكل/كاكوت zyabani zahter ≈? Sans kukuṭa कुकुट zyenebilen bir ot (marsilea quadrifolia?)

keklik

<< ETü keklik eti yenen bir kuş, perdrix ≈ TTü geğrik/gekrik/geklik geğirme, hıçkırık ETü kekir- geğirmek, hıçkırmak

keko

Kürd keko ağabey (hitap şekli) Kürd kek ağabey ≈ Fa kākā كاكا za.a.

kekre

<< ETü kekre ekşi veya acı (tat)