keçi

kazulet

Arapça ḳāḏūra(t) "murdar (kadın)" sözcüğünden evrilmiştir.

kazurat

Arapça ḳḏr kökünden gelen ḳāḏūrāt قاذورات z "pislikler" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḳāḏūr قاذور z "murdar, insandan kaçan (kişi, özellikle kadın)" sözcüğünün çoğuludur. Bu sözcük Arapça ḳaḏara قذر z "murdar idi, pislendi" fiilinin fāˁūl vezninde tekilidir.

kebap

Arapça kbb kökünden gelen kabāb كباب z "kızartma, kızartılmış et" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice aynı anlama gelen kəbab, kebəbā כבבא z sözcüğünden alıntıdır. (NOT: Bu sözcük Akatça kabābu "kızartmak, yakmak" fiili ile eş kökenlidir. )

kebir

Arapça kbr kökünden gelen kabīr كَبِير z "büyük" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça kabura veya kabira كَبُِرَ z "büyük idi, büyüdü" fiili ile eş kökenlidir. Bu sözcük Aramice/Süryanice gəbar גבר z "güçlü ve üstün olmak, yücelmek" fiili ile eş kökenlidir. Aramice/Süryanice fiil Akatça gabru "güçlü, üstün" sözcüğü ile eş kökenlidir.

keçe

Oğuzca keçe "ıslatılarak dövülmüş yün" sözcüğünden evrilmiştir.

keçi
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

Eski Türkçe: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
eçkü [[keçi]] (...) [[Oğuzlar keçiye 'keçi' der.]] Kıpçakça: [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
eçki Çağatayca: [ Pavet de Courteille, Dictionnaire Turc Oriental, 1500 yılından önce]
üçkü, üçki: bouc, chèvre

Köken

Eski Türkçe eçkü "keçi" sözcüğü ile eş kökenlidir.

Ek açıklama

Güneybatı Oğuz grubu dışındaki Türk dillerinde eçkü biçiminin türevleri kullanılır.

Benzer sözcükler

keçi yolu, keçileri kaçırmak, yaban keçisi

Bu maddeye gönderenler

keçiboynuzu


23.09.2017
keçiboynuzu
keder

Arapça kdr kökünden gelen kadar كدر z "sıkıntı, bunalma" sözcüğünden alıntıdır.

kedi

Orta Yunanca gatí γατί z "kedi yavrusu" sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük Eski Yunanca káttos veya kátta κάττος/κάττα z "kedi" sözcüğünün küçültme halidir. Bu sözcük Latince aynı anlama gelen cattus veya catta sözcüğünden alıntıdır. Latince sözcük Eski Mısır dilinde bir sözcükten alıntı olabilir; ancak bu kesin değildir.

keenlemyekün

Arapça ka-an lam yakun "sanki yok gibi, yok hükmünde" deyiminden alıntıdır. Arapça deyim Arapça ka-an "sanki, gibi" ve Arapça lam "değil" ve Arapça yakun "var" sözcüklerinin bileşiğidir.

kef

Farsça ve Orta Farsça kaf كف z "köpük" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Avesta (Zend) dilinde aynı anlama gelen kafa- sözcüğü ile eş kökenlidir. Bu sözcük Sanskritçe aynı anlama gelen kapha कफ z sözcüğü ile eş kökenlidir.