kazara

kazak1

<< OTü kazak 1. başıboş, avare, serseri, 2. bir kavim adı

kazak2

Fr casaque Ruslara özgü düğmesiz kısa yün giysi İt casacca a.a. İt Casacco Kazak, Güney Rusya akıncıları TTü kazak akıncı

kazamat

Fr/İng casemate 1. kale suru içinde kemerli ve korunaklı oda, 2. harp gemilerinde topların yerleştirildiği zırhlı yuva İt casamatta a.a. <? İt/Lat casa ev, yuva

kazan

<< OTü kazğan büyük bakır kap ≈ ETü kazġan kazılmış yer, çukur, hendek ETü kaz- oymak +(g)An

kazan|mak

<< ETü kazġan- elde etmek, kazanmak (<? ETü kazıġ toprak kazılarak elde edilmiş mal +(g)An- ) ETü kaz- kazmak +I(g)

kazara

[ Meninski, Thesaurus, 1680]

Fa ḳażārā قضارا zkazaya, kaza ile Ar ḳaḍāˀ قضاء z(tanrısal) yargı

 kaza

Not: Farsça akkuzatif ve datif eki +rā ile.


28.11.2017
kazaska

Rus kazáska Kazak kızı, Kazak dansı öz Kazak Güney Rusya akıncılarına verilen ad

kazasker

Ar ḳāḍi'l-ˁaskar قاض العسكر zordu yargıcı

kazaz

Ar ḳazzāz قزّاز z [#ḳzz faˁˁāl mesl.] ipek tüccarı Ar ḳazz قَزّ zçiğ ipek ≈ Fa ḳaz قز za.a.

kazı|mak

<< ETü kazı- tırmalamak, eşelemek ≈? ETü kaz- eşmek

kazık

<< ETü kazġuk/kazŋuk direk, kazık ETü kaz-/kazın- hayvanı sağlam bir yere bağlamak +(g)Uk