kazamat

kaz

<< ETü kāz yabani ve evcil bir kuş, kaz ≈? HAvr *ǵʰh₂éns (*ǵʰáns) a.a.

kaz|mak

<< ETü kaz- eşmek, kazmak

kaza

Ar ḳaḍāˀ قضاء z [#ḳḍy faˁal msd.] 1. yargılama, yargı, 2. özellikle tanrısal yargı, kader Ar ḳaḍā قَضَا zzorunlu kıldı, hükmetti, yargıladı

kazak1

<< OTü kazak 1. başıboş, avare, serseri, 2. bir kavim adı

kazak2

Fr casaque Ruslara özgü düğmesiz kısa yün giysi İt casacca a.a. İt Casacco Kazak, Güney Rusya akıncıları TTü kazak akıncı

kazamat

[ Cumhuriyet - gazete, 1931]
Çanakkale, Verdön gibi kazamat kazamat,

Fr/İng casemate 1. kale suru içinde kemerli ve korunaklı oda, 2. harp gemilerinde topların yerleştirildiği zırhlı yuva İt casamatta a.a. <? İt/Lat casa ev, yuva

 gazino


22.09.2017
kazan

<< OTü kazğan büyük bakır kap ≈ ETü kazġan kazılmış yer, çukur, hendek ETü kaz- oymak +(g)An

kazan|mak

<< ETü kazġan- elde etmek, kazanmak (<? ETü kazıġ toprak kazılarak elde edilmiş mal +(g)An- ) ETü kaz- kazmak +I(g)

kazara

Fa ḳażārā قضارا zkazaya, kaza ile Ar ḳaḍāˀ قضاء z(tanrısal) yargı

kazaska

Rus kazáska Kazak kızı, Kazak dansı öz Kazak Güney Rusya akıncılarına verilen ad

kazasker

Ar ḳāḍi'l-ˁaskar قاض العسكر zordu yargıcı