kaza

kaytar|mak

<< ETü *kadtar- döndürmek, geri vermek ETü kadıt- dönmek +Ar-

kayyım

Ar ḳayyim قيّم z [#ḳwm] duran, dikilen Ar ḳāma قام zdurdu

kayyum

Ar ḳayyūm قيّوم z [#ḳwm] ebedi, kalıcı, Allah'ın bir sıfatı Aram ḳayyūm, ḳayyūmā קיּוּם z1. varlık, varoluş, 2. saklama, muhafaza etme, berkitme (Kaynak: Jastrow sf. 1356, Jeffery sf. 245.)Aram ḳym durma, var olma, kesin olma

kaz

<< ETü kāz yabani ve evcil bir kuş, kaz ≈? HAvr *ǵʰh₂éns (*ǵʰáns) a.a.

kaz|mak

<< ETü kaz- eşmek, kazmak

kaza

"kader" [ Kutadgu Bilig, 1069]
każāḳa tapı bol boyın eg uḏa [kadere razı ol, boyun eğ ve ona uy] "... öngörülemeyen olay" [ anon., Ferec ba'd eş-şidde, <1451]
ḳażālar yorıtġan yaratġan malik / ḳażā birle sançılur aḏaḳḳa tiken / ḳażā birle ilnür tuzakka elik [kazayı yürüten ve yaratan tanrıdır, kaza ile batar ayağa diken, kaza ile yakalanır tuzağa geyik] "... yargı" [ Meninski, Thesaurus, 1680]
ḳażā: Jurisdictio, dioecesis [yargı çevresi, yargı makamı] (...) ḳazārā, ḳazā vü ḳader, görünmez ḳazā YO: kazazede [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
ḳazāzede: Muṣāb [kaza isabet eden].

Ar ḳaḍāˀ قضاء z [#ḳḍy faˁal msd.] 1. yargılama, yargı, 2. özellikle tanrısal yargı, kader Ar ḳaḍā قَضَا zzorunlu kıldı, hükmetti, yargıladı

Benzer sözcükler: kaza bela, kaza merkezi, kazaen, kazaî, kazazede, trafik kazası

Bu maddeye gönderenler: ezkaza, iktiza (mukteza), kadı (kazasker), kazara, kaziye, takaza


28.11.2017
kazak1

<< OTü kazak 1. başıboş, avare, serseri, 2. bir kavim adı

kazak2

Fr casaque Ruslara özgü düğmesiz kısa yün giysi İt casacca a.a. İt Casacco Kazak, Güney Rusya akıncıları TTü kazak akıncı

kazamat

Fr/İng casemate 1. kale suru içinde kemerli ve korunaklı oda, 2. harp gemilerinde topların yerleştirildiği zırhlı yuva İt casamatta a.a. <? İt/Lat casa ev, yuva

kazan

<< OTü kazğan büyük bakır kap ≈ ETü kazġan kazılmış yer, çukur, hendek ETü kaz- oymak +(g)An

kazan|mak

<< ETü kazġan- elde etmek, kazanmak (<? ETü kazıġ toprak kazılarak elde edilmiş mal +(g)An- ) ETü kaz- kazmak +I(g)