kaz|mak

kaytan

Türkiye Türkçesi kayt- "döndürmek" fiilinden Türkiye Türkçesinde +(g)An ekiyle türetilmi olabilir; ancak bu kesin değildir. Türkçe fiil Eski Türkçe kay- "dönmek" fiilinden türetilmiştir.

kaytar|mak

Eski Türkçe yazılı örneği bulunmayan *kadtar- "döndürmek, geri vermek" biçiminden evrilmiştir. Eski Türkçe biçim Eski Türkçe kadıt- "dönmek" fiilinden Eski Türkçe +Ar- ekiyle türetilmiştir.

kayyım

Arapça ḳwm kökünden gelen ḳayyim قيّم z "duran, dikilen" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḳāma قام z "durdu" fiilinden türetilmiştir.

kayyum

Arapça ḳwm kökünden gelen ḳayyūm قيّوم z "ebedi, kalıcı, Allah'ın bir sıfatı" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice ḳayyūm, ḳayyūmā קיּוּם z "1. varlık, varoluş, 2. saklama, muhafaza etme, berkitme" sözcüğünden alıntıdır. (Kaynak: Jastrow, Dict. of the Targumim, Talmud Bavli etc. sf. 1356, Jeffery, Foreign Vocabulary of the Qur'an sf. 245.) Bu sözcük Aramice/Süryanice ḳym "durma, var olma, kesin olma" sözcüğünden türetilmiştir.

kaz

Eski Türkçe kāz "yabani ve evcil bir kuş, kaz" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Hintavrupa Anadilinde aynı anlama gelen yazılı örneği bulunmayan *ǵʰh₂éns (*ǵʰáns) biçimi ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir.

kaz|mak
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

Eski Türkçe: [ Uygurca Budist metinler, 1000 yılından önce]
toprak kaza (...) kudığ kazsar [kuyu kazsa] Eski Türkçe: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
er arık kazdı: ḥafara

Köken

Eski Türkçe kaz- "eşmek, kazmak" fiilinden evrilmiştir.

Ek açıklama

Eski Türkçe kazı- ve kaşı- fiilleri eş anlamlı varyantlarıdır. Karş. Moğolca karu- "kazımak, sıyırmak".

Benzer sözcükler

kazağı, kazdırmak, kazgıç, kazı, kazı kazan, kazılmak, kazımık, kazınmak, kazıntı, kazıtmak, kazma

Bu maddeye gönderenler

kaşı- (kaşağı, kaşık), kazan, kazan-, kazı-, kazık


19.03.2015
kaza

Arapça ḳḍy kökünden gelen ḳaḍāˀ قضاء z "1. yargılama, yargı, 2. özellikle tanrısal yargı, kader" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḳaḍā قَضَا z "zorunlu kıldı, hükmetti, yargıladı" fiilinin faˁal vezninde masdarıdır.

kazak1

Orta Türkçe kazak "1. başıboş, avare, serseri, 2. bir kavim adı" sözcüğünden evrilmiştir.

kazak2

Fransızca casaque "Ruslara özgü düğmesiz kısa yün giysi" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük İtalyanca aynı anlama gelen casacca sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük İtalyanca Casacco "Kazak, Güney Rusya akıncıları" özel adından türetilmiştir. Bu sözcük Türkiye Türkçesi kazak "akıncı" sözcüğünden türetilmiştir.

kazamat

Fransızca ve İngilizce casemate "1. kale suru içinde kemerli ve korunaklı oda, 2. harp gemilerinde topların yerleştirildiği zırhlı yuva" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük İtalyanca aynı anlama gelen casamatta sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük İtalyanca ve Latince casa "ev, yuva" sözcüğünden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir.

kazan

Orta Türkçe kazğan "büyük bakır kap" sözcüğünden evrilmiştir. Türkçe sözcük Eski Türkçe kazġan "kazılmış yer, çukur, hendek" sözcüğü ile eş kökenlidir. Bu sözcük Eski Türkçe kaz- "oymak" fiilinden Eski Türkçe +(g)An ekiyle türetilmiştir.