kayme

kayıt

Ar ḳayd قَيْد z [#ḳyd faˁl msd.] 1. bağlama, (mec.) yazıya bağlama, 2. bağ, ayak bağı, 3. koşul, 4. yazıya bağlanmış belge Ar ḳāda قَادَ zbağladı

kaykay
kaykıl|mak

TTü kayık- dönmek, sapmak +Il- ETü kay- dönmek +Ik-

kaymak

≈ ETü kañak/kayak kaynayan sütün üstünde oluşan tabaka ETü kaña- kaynamak +(A)mAk

kaymakam

Ar ḳāˀim maḳām قائم مقام z(birinin) yerinde duran, makam sahibi

kayme

sehm kāimesi "hazine tahvili, ilk Osmanlı kâğıt paralarına verilen ad" [ Takvim-i Vekayi - gazete, <1835]
YO: kāime "kâğıt para" [ Kırlı, Sultan ve Kamuoyu, 1842]

Ar ḳāˀima(t) قائمة z [#ḳwm fāˁila(t) fa. fem.] bir şeyin yerine geçen, kaim olan şey

 kaim

Not: “Para yerine geçen” anlamında.

Benzer sözcükler: kaime


05.09.2017
kayna|mak

<< ETü kaña- 1. (su) galeyan etmek, 2. (metal) erimek ETü kañ su fışkıran yer, kaynak +(g)A-

kaynak

TTü kayna- +Uk

kaynana
kaypak

TTü kayp- kaymak, kaçmak +(g)Ak <? TTü kay- a.a.

kayra

TTü kayır- +A