kavaf

katrilyon

Fr quatrillion 1. milyon üssü dört sayısı (eski), 2.bin milyon milyon sayısı (İlk kullanım: 1486 Nicolas Chuquet, Fr. matematikçi.) Fr quatre million

katyon

YLat cation «aşağı doğru» giden iyon (İlk kullanım: 1834 Michael Faraday, İng. fizikçi.) EYun kata+ iōn ιών zgiden

kauçuk

Fr caoutchouc kauçuk bitkisi, hevea brasiliensis, bu bitkinin zamkından elde edilen elastik madde (İlk kullanım: 1745 La Condamine, Fr. seyyah.) Tupi caucho a.a.

kav1

<< ETü ḳāv 1. ağaç kabuğu, 2. yılan kabuğu ≈ ETü ḳāp torba, kılıf, kabuk

kav2

Fr cave 1. mağara, 2. mahzen, özellikle şarap mahzeni << Lat cavus çukur, oyuk, boşluk, mağara << HAvr *ḱowH-ó-s (*ḱow-ó-s) HAvr *ḱewh₁- (*ḱew-) içi boşalmak veya boşaltmak

kavaf

[ Yazıcıoğlu Ahmed Bîcan, Dürr-i Meknûn, 1465]

Ar χaffāf خفّاف z [#χff faˁˁāl mesl.] ayakkabıcı Ar χuff خفّ zince deriden yapılan hafif topuksuz terlik Ar χaffa خفّ zhafif idi

 hafif

Benzer sözcükler: kavafiye


01.01.2011 den önce
kavak

~? Fa kāvak كاوك zkof, içi boş (sıfat) Fa kāv كاو zçukur, oyuk, kofluk

kaval

Ar ḳawwāl قوّال z [#ḳwl faˁˁāl mesl.] 1. çok konuşan, geveze, 2. gezgin şarkıcı Ar ḳāla söyledi

kavalye

Fr cavalier 1. süvari, 2. dans partneri İt cavaliere süvari, şövalye << Lat caballarius a.a. << Lat caballus at +ari°

kavanoz

Yun gavanós γαβανός zküçük çömlek, bardak OYun gávathon/gavathulós/gavéna γάβαθον/γαβένα zçukur kap, çanak, bardak (Kaynak: DuCG sf. 1:234)Lat cavatus a.a.

kavas

Ar ḳawwās قوّاس z [#ḳws faˁˁāl mesl.] 1. yay çeken, okçu, 2. ok ve yay taşıyan muhafız Ar ḳaws قوس zyay