kav1

katran2

Yun kédron κέδρον z [n.] Akdeniz'in yüksek dağlarında yetişen çam cinsinden bir ağaç, sedir ağacı ≈ EYun kédros κέδρος za.a. ≈ İbr/Aram ḳəṭreth קְטרֶת zreçine, tütsü

katre

Ar ḳaṭra(t) قطرة z [#ḳṭr faˁla(t) mr.] bir damla Ar ḳaṭara damladı (≈ Aram ḳəṭreth קְטרֶת zreçine )

katrilyon

Fr quatrillion 1. milyon üssü dört sayısı (eski), 2.bin milyon milyon sayısı (İlk kullanım: 1486 Nicolas Chuquet, Fr. matematikçi.) Fr quatre million

katyon

YLat cation «aşağı doğru» giden iyon (İlk kullanım: 1834 Michael Faraday, İng. fizikçi.) EYun kata+ iōn ιών zgiden

kauçuk

Fr caoutchouc kauçuk bitkisi, hevea brasiliensis, bu bitkinin zamkından elde edilen elastik madde (İlk kullanım: 1745 La Condamine, Fr. seyyah.) Tupi caucho a.a.

kav1

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ḳāw [[tutuşturucu olarak kullanılan yanıcı bir madde]] KTü: [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
ḳāv [[çakmak taşı ile yanan şey ve yılanların çıkardığı beyaz kabuk]]

<< ETü ḳāv 1. ağaç kabuğu, 2. yılan kabuğu ≈ ETü ḳāp torba, kılıf, kabuk

 kap

Bu maddeye gönderenler: kavlağan, kavlak, yılankavi


27.07.2015
kav2

Fr cave 1. mağara, 2. mahzen, özellikle şarap mahzeni << Lat cavus çukur, oyuk, boşluk, mağara << HAvr *ḱowH-ó-s (*ḱow-ó-s) HAvr *ḱewh₁- (*ḱew-) içi boşalmak veya boşaltmak

kavaf

Ar χaffāf خفّاف z [#χff faˁˁāl mesl.] ayakkabıcı Ar χuff خفّ zince deriden yapılan hafif topuksuz terlik Ar χaffa خفّ zhafif idi

kavak

~? Fa kāvak كاوك zkof, içi boş (sıfat) Fa kāv كاو zçukur, oyuk, kofluk

kaval

Ar ḳawwāl قوّال z [#ḳwl faˁˁāl mesl.] 1. çok konuşan, geveze, 2. gezgin şarkıcı Ar ḳāla söyledi

kavalye

Fr cavalier 1. süvari, 2. dans partneri İt cavaliere süvari, şövalye << Lat caballarius a.a. << Lat caballus at +ari°