kavşut

kavlağan

TTü kavla- kabuk dökmek +(g)An TTü kav ağaç kabuğu +lA-

kavlak

TTü kavla- kabuğu soyulmak +Uk TTü kav ağaç kabuğu +lA-

kavra|mak

≈ ETü kavur-, kavrar derlemek, toplamak, sıkmak

kavram

TTü kavra- +Im

kavşak

TTü kavuş- +(g)Ak

kavşut

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ḳawşut [[devletlerin esenliği için iki hakanın bir araya gelip barışması]] TTü: "kavuşma yeri" [ Türkiye'de Halk Ağızlarından Derleme Sözlüğü, <1960]
kavşıt, kavşık, kavşut: İki yolun, iki suyun, iki dağın birleştiği yer, kavşak.

<< ETü kavşut kavuşma, buluşma ETü kavış- kavuşmak +Ut

 kavuş-

Not: Anadolu yer adlarında sıkça rastlandığı halde hiçbir dönemde yazı diline girmemiş olsa gerekir.


17.08.2017
kavuk

<< ETü kavuk [küç.] sidik torbası, mesane ETü kāp torba, tulum +Ik

kavun

<< ETü kaġun kavun <? ETü *kaġ-/*koġ- içi boşalmak, boş olmak +I(g)

kavur|mak

<< ETü kaġur- kızartmak, ateşte ısıtmak

kavurga

ETü kaġur- +gA

kavuş|mak

<< ETü kabış- yan yana gelmek, bitişmek ETü kap- yanına gelmek, yakalamak +Iş-