katedral

katarakt

Fr cataracte 1. şelale, 2. göz perdesi EYun katarráktēs καταρράκτης zşelale, dikey kapanan kale kapısı EYun kata+ arássō, arag- αράσσω, αραγ- zçarparak düşmek

katarsis

İng catharsis günah veya suçtan arınma EYun kátharsis κάθαρσις za.a. EYun kathaírō καθαίρω zindirmek, aşağı almak +sis EYun kata+ ʰaíreō ἃίρεω zalmak

katastrof

Fr catastrophe felaket EYun katástrophē κατάστροφη z [dev.] tepetaklak olma, devrilme, kader çarkının aşağı dönmesi EYun katá+ stréphō στρέφω zdönmek

katatoni

Fr catatonie bazı psikozlarda görülen aşırı gergin veya aşırı durgun hal Alm Katatonie a.a. EYun katatónos κατατόνος zaşırı gergin EYun katateinō κατατεινω zaşırı gerilmek EYun kata+ teinō τεινω zgermek, gerilmek

katavasya

Yun katavasía καταβασία zaşağı iniş, özellikle balıkların sonbaharda Karadeniz'den Marmara Denizine göçü Yun katavénō καταβαίνω zaşağı inmek EYun kata+ baínō βαίνω, βατ- zyürümek

katedral

[ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
katedral: Bir piskoposun nüfuzu altındaki yerlerde bulunan kiliselerin en büyüğü.

Fr cathedrale piskoposluk makamı olan kilise << OLat cathedralis ecclesia a.a. EYun kathédra καθέδρα z1. koltuk, 2. her çeşit makam, piskoposluk makamı +al° EYun kata+ ʰédra ἕδρα zoturma yeri, sandalye, koltuk << HAvr *sed-ro- HAvr *sed- oturmak

 sedye

Bu maddeye gönderenler: şezlong


19.08.2011
kategori

Fr catégorie << OLat categoria EYun katēgoría κατηγορία z1. itham, 2. Aristoteles mantığında bir özneye atfedilen özelliklerin her biri EYun katēgoreúō κατηγορεύω zbiri veya bir şey hakkında konuşmak, iddia etmek, itham etmek +ia EYun kata+ agoreúō αγορεύω zkonuşmak

kateşizm

Fr catéchisme resmi bir öğretiyi soru-cevap şeklinde öğreten el kitabı OLat catechismus a.a. EYun *katēχismós κατηχισμός z EYun kathēχízō κατηχίζω zhocanın söylediğini sesli olarak tekrarlatmak, heca etmek EYun kata+ ḗχō ήχω zseslenmek +ism°

kateter

Fr cathéter İng catheter vücuttan bir sıvı boşaltmak için sokulan boru, şırınga EYun kathētḗr καθητήρ zdaldırılan şey EYun kathíēmi καθίημι zbatırmak, daldırmak, sokmak +tēr EYun kata+ ʰiēmi, et- ἵημι, ετ- zatmak

katgut

İng catgut kedi bağırsağı, ameliyatlarda dikiş için kullanılan bağırsaktan yapılmış iplik § İng cat kedi (OLat cattus a.a. ) İng gut bağırsak

katı

<< ETü katıġ sert, sıkı, zor ETü kat- katılaşmak +I(g)