kasnak

kaside

Ar ḳaṣīda(t) قصيدة z [#ḳṣd faˁīlā(t) sf. fem.] birine hitaben söylenen şiir, İslam-öncesi devirden gelen bir Arap şiir formu Ar ḳaṣada قَصَدَ zhedefeledi, yöneldi

kasis

Fr cassis yol kırığı, yolda hız kesmek amacıyla yapılan enine keski Fr casser kırmak << OLat quassare a.a. Lat quatere, quass- darbe vurmak, çarpmak, kırmak << HAvr *kʷeh₁-t- (*kʷē-t-) sarsmak, çarpmak, kırmak

kask

Fr casque miğfer İsp casco 1. saksı, 2. kafatası, miğfer İsp cascar kırmak

kasket

Fr casquette [küç.] «küçük miğfer», siperlikli şapka Fr casque miğfer +et°

kasko

İt casco [dev.] 1. düşme, düşüş, 2. rast gelme, talih, kaza İt cascare düşmek OLat *casicare [den.] Lat cadere, cas- a.a.

kasnak

Çağ: [ Pavet de Courteille, Dictionnaire Turc Oriental, <1500]
Kasnak: cercle. Kasnakçi: fabricant de cercles. TTü: [ Lugat-i Halimi, 1477]
aχkem [Fa.]: Kasnak ki çenber daχi dérler. Meselā ğalbıruŋ ve elegüŋ ve tabluŋ [davulun].

<< OTü kasnak gergi, germe çemberi TTü kas- sıkmak, kısmak +AnAk

 kas-

Not: Karş. Türkmence gasŋak, Kırgızca kaskan, Modern Uygurca kaskan (a.a.).

Benzer sözcükler: avare kasnak


09.10.2017
kast

Fr caste Hint toplumunu oluşturan dört sınıfın her biri, sınıf, zümre Port casta [fem.] dini kurallara uyan << Lat castus a.a., ahlaklı, bakir

kastanyet

Fr castagnette [küç.] İspanyol müziğinde avuç içinde tutularak şakırtı sesi üreten ritm aleti, çalpara İsp castañeta kestanecik İsp castaña kestane +et° EYun kástana a.a.

kasting

İng casting (tiyatroda, sinemada) rol dağılımı yapma İng cast atmak, dökmek, kalıba dökmek, şekil vermek, rol dağıtmak +ing Nor kasta atış

kastor

Fr castor kunduz, kunduz kürkü Lat castor a.a. EYun kástōr κάστωρ za.a.

kastrasyon

Fr/İng castration iğdiş etme Lat castratio a.a. Lat castrare kesmek, özellikle organ kesmek +(t)ion