kasket

kasırga

<< ETü kasırku hortum veya kasırga ETü *kas- sarsmak +IrkU

kasıt

Ar ḳaṣd قَصْد z [#ḳṣd faˁl msd.] 1. amaçlama, amaç, hedef, niyet, 2. amaca giden yol, rasyonellik Ar ḳaṣada قَصَدَ zhedefledi, yöneldi

kaside

Ar ḳaṣīda(t) قصيدة z [#ḳṣd faˁīlā(t) sf. fem.] birine hitaben söylenen şiir, İslam-öncesi devirden gelen bir Arap şiir formu Ar ḳaṣada قَصَدَ zhedefeledi, yöneldi

kasis

Fr cassis yol kırığı, yolda hız kesmek amacıyla yapılan enine keski Fr casser kırmak << OLat quassare a.a. Lat quatere, quass- darbe vurmak, çarpmak, kırmak << HAvr *kʷeh₁-t- (*kʷē-t-) sarsmak, çarpmak, kırmak

kask

Fr casque miğfer İsp casco 1. saksı, 2. kafatası, miğfer İsp cascar kırmak

kasket

[ Ahmed Rasim, Şehir Mektupları, 1897]
başında bu āleme [sporculara] mahsus olan damalı kasketa.

Fr casquette [küç.] «küçük miğfer», siperlikli şapka Fr casque miğfer +et°

 kask


19.06.2015
kasko

İt casco [dev.] 1. düşme, düşüş, 2. rast gelme, talih, kaza İt cascare düşmek OLat *casicare [den.] Lat cadere, cas- a.a.

kasnak

<< OTü kasnak gergi, germe çemberi TTü kas- sıkmak, kısmak +AnAk

kast

Fr caste Hint toplumunu oluşturan dört sınıfın her biri, sınıf, zümre Port casta [fem.] dini kurallara uyan << Lat castus a.a., ahlaklı, bakir

kastanyet

Fr castagnette [küç.] İspanyol müziğinde avuç içinde tutularak şakırtı sesi üreten ritm aleti, çalpara İsp castañeta kestanecik İsp castaña kestane +et° EYun kástana a.a.

kasting

İng casting (tiyatroda, sinemada) rol dağılımı yapma İng cast atmak, dökmek, kalıba dökmek, şekil vermek, rol dağıtmak +ing Nor kasta atış