kasis

kasım

Ar ḳāsim قاسم z [#ḳsm fāˁil fa.] bölen, taksim eden Ar ḳasama قسم zböldü, pay etti

kasır

Ar ḳaṣr قصر z [#ḳsr faˁl ] korunaklı konut, köşk, kale, şato Aram ḳastrā/ḳaṣrā קסטרא/קצרא za.a. ≈ OYun kástron κάστρον za.a. Lat castrum a.a.

kasırga

<< ETü kasırku hortum veya kasırga ETü *kas- sarsmak +IrkU

kasıt

Ar ḳaṣd قَصْد z [#ḳṣd faˁl msd.] 1. amaçlama, amaç, hedef, niyet, 2. amaca giden yol, rasyonellik Ar ḳaṣada قَصَدَ zhedefledi, yöneldi

kaside

Ar ḳaṣīda(t) قصيدة z [#ḳṣd faˁīlā(t) sf. fem.] birine hitaben söylenen şiir, İslam-öncesi devirden gelen bir Arap şiir formu Ar ḳaṣada قَصَدَ zhedefeledi, yöneldi

kasis

[ TDK, Türkçe Sözlük, 2. Baskı, 1955]
kasis: Bir yolun bir yanından öbür yanına geçen hark.

Fr cassis yol kırığı, yolda hız kesmek amacıyla yapılan enine keski Fr casser kırmak << OLat quassare a.a. Lat quatere, quass- darbe vurmak, çarpmak, kırmak << HAvr *kʷeh₁-t- (*kʷē-t-) sarsmak, çarpmak, kırmak

Bu maddeye gönderenler: konkasör, perküsyon


29.09.2017
kask

Fr casque miğfer İsp casco 1. saksı, 2. kafatası, miğfer İsp cascar kırmak

kasket

Fr casquette [küç.] «küçük miğfer», siperlikli şapka Fr casque miğfer +et°

kasko

İt casco [dev.] 1. düşme, düşüş, 2. rast gelme, talih, kaza İt cascare düşmek OLat *casicare [den.] Lat cadere, cas- a.a.

kasnak

<< OTü kasnak gergi, germe çemberi TTü kas- sıkmak, kısmak +AnAk

kast

Fr caste Hint toplumunu oluşturan dört sınıfın her biri, sınıf, zümre Port casta [fem.] dini kurallara uyan << Lat castus a.a., ahlaklı, bakir