karkas

karine2

İt carina gemi gövdesi << Lat carina 1. ceviz kabuğu, her çeşit sert kabuk, 2. gemi gövdesi << HAvr *ḱerh₂- (*ḱer-) sert

kariyer1

Fr carriére güzergâh, tutulan yol, silk, meslek İt carriera araba yolu İt carro araba << Lat carrus yük arabası

kariyer2

İng personnel carrier personel taşıyıcı (askeri araç) İng carry taşımak +er Fr charrier << OLat carricare araba ile taşımak

kariyojen

İng cariogenic diş çürümesine yol açan § İng caries (dişte veya kemikte) çürüme (Lat cariēs çürüme ) İng +genic doğuran

karizma

İng charisma sevgi ve hayranlık kazanma yeteneği Alm Charisma a.a. (İlk kullanım: 1922 Max Weber, Alm. sosyolog.) EYun χárisma χάρισμα zzarafet, lütuf, güzel davranış EYun χaírō χαίρω zsevmek, sevinmek, sevinç duymak +ism° << HAvr *ǵʰer-³ sevmek

karkas

[ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
karkas: Seyyar torpidoların endahtına mahsus çerçeve, kafes. [ Cumhuriyet - gazete, 1939]
jandarma müfettişlik binası inşaatının betonarme karkas kısmı

Fr carcasse ölü hayvanın kalıntısı, leş, iskelet << OLat carcasium a.a. ?

Benzer sözcükler: betonarme karkas


27.08.2017
karman çorman

? [ikil.]

karmanyola

Fr carmagnole 1. Güney Fransa'ya özgü köylü kıyafeti (esk.) 2. ihtilalci, başıbozuk, baldırı çıplak öz (İt) Carmagnola İtalya'nın Toskana bölgesinde bir kasaba

karmaşa

YTü *karmaş- ihtilat etmek +A <? TTü kar-

karmaşık

YTü *karmaş- +Uk

karnabahar

Fa karamb-i bahār كرمب بهار zilkbahar lahanası § Ar/Fa karamb كرمب zlahana, brassica cretica (EYun krámbē κράμβη z1. buruşuk, 2. a.a. ) Fa bahār بهار zilkbahar