karbon

karate

Jap kara te 空手 z«boş el», silahsız dövüş sanatı

karavan

İng caravan 1. deve kervanı, katar, 2. römork, atla veya motorlu araçla çekilen portatif barınak TTü kervan Fa kārwān

karavana

(Yun χarivána χαριβάνα zbüyük ortak yemek tenceresi, karavana ) TTü ḥarīfāne 1. esnaf usulü, 2. masrafı paylaşmak suretiyle düzenlenen yemek veya eğlence Ar ḥarīf meslektaş, yoldaş

karavaş

<< ETü kara baş «kara kafalı», köle, cariye

karavel

İt caravella Fr caravelle bir tür yelkenli gemi Port caravela [küç.] a.a. OLat carabus bir tür küçük tekne +ell° (Kaynak: LF sf. §161)EYun kárabos κάραβος z1. kabuklu böcek, 2. bir tür küçük tekne

karbon

[ Düstur, 1872]
eter ve neft ve lokman ruhu ve kolodyon ve sülfür dö karbon [ Tıngır & Sinapian, Istılahat Lugati, 1892]
Carbone [Fr.]: kömür, karbon, fahm.

Fr carbone bir element, saf kömür Lat carbo, carbon- odun kömürü HAvr *kr̥- HAvr *ker-² ateş, yakmak

Not: Aynı HAvr kökten EYun kéramos "ocakta pişmiş kil", Lat cremare "yakmak", İng hearth "ocak".

Benzer sözcükler: hidrokarbon, karboksil, karbon diyoksit, karbon monoksit, karbonik, karbonil, karbonit, karbonizasyon, karbonize, karbonlaşmak, karbür, polikarbon, radyokarbon


06.09.2017
karbonat

Fr carbonate de soude sodyum karbonat

karbonhidrat

İng carbohydrate kimyada CHn genel biçimine sahip bileşiklerin genel adı Fr hydrocarbure a.a. (İlk kullanım: y. 1800 Joseph-Louis Preust, Fr. kimyacı.) Fr hydrogène

karbüratör

Fr carburateur 1. yakıcı, kömürleştirici cihaz, 2. benzin motorlu makinalarda karbüratör +(t)or Fr carburer karbonize etmek, kömürleştirmek

kardelen
kardeş

<< ETü karındaş aynı anadan doğma ETü karın +dAş