karavana

karargâh

Fa ḳarārgāh قرارگاه zdurma yeri, makam, mesken § Ar ḳarār قرار zdurma, konaklama Fa gāh گاه zyer

karartı

<< OTü-KT karaldu karalık, gölge TTü karal- +dU

karat

Fr carat elmas ve değerli taşlarda tartı birimi Ar ḳirāt قرات za.a.

karate

Jap kara te 空手 z«boş el», silahsız dövüş sanatı

karavan

İng caravan 1. deve kervanı, katar, 2. römork, atla veya motorlu araçla çekilen portatif barınak OLat caravana kervan Fa kārwān a.a.

karavana

"Yeniçeri ocaklarına özgü büyük yemek kazanı" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
karavana: yayvan büyük bakır kap "... isabetsiz atış" [ Cumhuriyet - gazete, 1954]
'karavana' dedikleri bir isabetsizlikle ıska geçilecekse

İt caravana χαριβάνα zkervan Fa kārvān a.a.

 kervan

Not: Orta Latince, erken Fransızca, İtalyanca, Yunanca ve Slav dillerinde "kervan" anlamına gelen sözcükten geri-alıntı olduğuna kesin gözüyle bakılabilir. TTü ḥarīfāne "ortaklaşa (yemek)" tabirinden türetilmesi zorlamadır. "İsabetsiz atış" anlamı muhtemelen karavanaya atmak deyiminden türemiştir. • Evliya Çelebi'nin sıklıkla zikrettiği karavana "bir tür çok büyük gemi", İt caravella karşılığı olup ayrı kelimedir.


09.01.2021
karavaş

<< ETü kara baş «kara kafalı», köle, cariye

karavel

İt caravella Fr caravelle bir tür yelkenli gemi Port caravela [küç.] a.a. OLat carabus bir tür küçük tekne +ell° (Kaynak: LF sf. §161)EYun kárabos κάραβος z1. kabuklu böcek, 2. bir tür küçük tekne

karbon

Fr carbone bir element, saf kömür Lat carbo, carbon- odun kömürü HAvr *kr̥- HAvr *ker-² ateş, yakmak

karbonat

Fr carbonate de soude sodyum karbonat

karbonhidrat

İng carbohydrate kimyada CHn genel biçimine sahip bileşiklerin genel adı Fr hydrocarbure a.a. (İlk kullanım: y. 1800 Joseph-Louis Preust, Fr. kimyacı.) Fr hydrogène