karavaş

karartı

<< OTü-KT karaldu karalık, gölge TTü karal- +dU

karat

Fr carat elmas ve değerli taşlarda tartı birimi Ar ḳirāt قرات za.a.

karate

Jap kara te 空手 z«boş el», silahsız dövüş sanatı

karavan

İng caravan 1. deve kervanı, katar, 2. römork, atla veya motorlu araçla çekilen portatif barınak TTü kervan Fa kārwān

karavana

(Yun χarivána χαριβάνα zbüyük ortak yemek tenceresi, karavana ) TTü ḥarīfāne 1. esnaf usulü, 2. masrafı paylaşmak suretiyle düzenlenen yemek veya eğlence Ar ḥarīf meslektaş, yoldaş

karavaş

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
kara baş [[köleleri anlatmak için kullanılan bir sözcük. Hem erkek hem dişi köle için kullanılır. "Kara kafalı" demektir.]] [ Codex Cumanicus, 1303]
ancilla [kız hizmetçi, cariye] - karavas

<< ETü kara baş «kara kafalı», köle, cariye

 kara, baş


25.03.2015
karavel

İt caravella Fr caravelle bir tür yelkenli gemi Port caravela [küç.] a.a. OLat carabus bir tür küçük tekne +ell° (Kaynak: LF sf. §161)EYun kárabos κάραβος z1. kabuklu böcek, 2. bir tür küçük tekne

karbon

Fr carbone bir element, saf kömür Lat carbo, carbon- odun kömürü HAvr *kr̥- HAvr *ker-² ateş, yakmak

karbonat

Fr carbonate de soude sodyum karbonat

karbonhidrat

İng carbohydrate kimyada CHn genel biçimine sahip bileşiklerin genel adı Fr hydrocarbure a.a. (İlk kullanım: y. 1800 Joseph-Louis Preust, Fr. kimyacı.) Fr hydrogène

karbüratör

Fr carburateur 1. yakıcı, kömürleştirici cihaz, 2. benzin motorlu makinalarda karbüratör +(t)or Fr carburer karbonize etmek, kömürleştirmek