karakol

karaca

TTü kara +çA

karaf

Fr carafe şarap veya su maşrabası İt caraffa a.a. Ar ġarrāfa(t) غرّافة z [#ġrf] saplı su çömleği

karafaki

Yun karafáki(on) καραφάκι z [küç.] küçük sürahi Yun karáfi καράφι zşarap veya su sürahisi +akion

karağı

TTü kar- +AgU

karakancaloz

≈ Yun kalikántsaros καλικάντσαρος zbir tür kötü ruh, cin

karakol

[ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
ḳarawul: χufrāˀu'ṭ-ṭarīk [yol muhafızları] [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
karavul: Dolaşıcı asker kolu. karavulhāne: Ufak kışla. [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
karakol, karavul, karağul: Muhafaza-yi asayiş için gece gezen asker bölüğü.

Moğ karaġul gözcü, nöbetçi, muhafız Moğ kara- bakmak, gözlemek +AgUl

Not: TTü halk ağızlarında rastlanan kara- "bakmak" fiilinin Orta Türkçe dönemine ait özgün bir gelişme mi, Moğolcadan alıntı mı olduğunu kestirmek güçtür. Karş. ETü karak "göz bebeği" kara. • Ancak +AgUl eki kuşkusuz Moğolcadır.

Benzer sözcükler: karakolhane, karakolluk

Bu maddeye gönderenler: kalekol


06.05.2015
karakter

Fr caractère 1. huy, tabiat, kişilik, 2. romanda şahsiyet EYun χaraktḗr χαρακτήρ zmetale kazılmış damga, mühür, kimlik EYun χarássō χαράσσω zoymak, kazmak +tēr HAvr *ǵʰer-² oymak, kazmak, çizmek

karakuşi

Ar ḳaraḳūşī keyfi ve saçma (hüküm, yönetim) öz Bahaeddin Karakuş Mısır'da Eyyubi hanedanı döneminde vezir olan köle kökenli Türk (ö. 1201)

karambol

Fr carambole 1. bilardoda kırmızı top, 2. bilardoda endirekt vuruş veya birden fazla topa vurma İsp carambola Hindistan kökenli kırmızı top biçimli bir meyve

karamela

İt caramello 1. şeker kamışı şurubu, kaynatılmış şekerli su, 2. yakılmış şeker İsp caramillo [küç.] şeker kamışı İsp caramo kamış << Lat calamus a.a. EYun kálamos κάλαμος za.a.

karamık

<< ETü karamuk kara tanecik şeklinde bir buğday paraziti, agrostemma ETü kara +mUk