karık

kargı

<< OTü karġu mızrak ≈? ETü karġu gözetleme kulesi ETü kara- bakmak, gözetmek +gU

kargın

TTü kar- +gIn

kargış

<< ETü karġış lanet, beddua ETü karġa- lanetlemek, beddua etmek +Iş ETü karak göz bebeği, göz +(g)A-

kargo

İng cargo ticari yük, özellikle gemi yükü İsp cargo yük << OLat carricus/carrigium araba yükü Lat carrus dört tekerlekli yük arabası Kelt karros a.a.

karı

<< ETü karı yaşlı kişi, pir ≈ ETü kārı- yaşlanmak

karık

"tarlada sabanla yapılan yarık" [ Lugat-i Halimi, 1477]
marz [Fa.]: Sinor, ıḳlīm sinoruŋda istiˁmāl olunur ve degek ve karıklarında istiˁmāl olunur (...) iki karığın arasındaki yumru yére merz denür. TTü: [ Cafer Efendi, Risale-i Mi'mâriyye, 1614]
meşāre Arabīdir, Türkīde ekinciler beyninde evlek ve karık dérler.

≈? TTü ark/arık/hark hendek

 ark1

Not: kar- fiiliyle anlam bağı kurulamaz.


18.09.2017
karın

<< ETü karın gövdenin orta ön bölümü

karınca1

<< ETü-O karınçak/karınça karınca <? ETü karın +çA

karınca2

İt carrozza at arabası

karış

<< ETü karış baş parmakla küçük parmağın uçları arasındaki mesafe (≈ ETü karı ön kol ) ETü kar- eklemek +Iş

karış|mak

<< ETü karış- birbirine katılmak, birbirine çatılmak ETü kar- katmak +Iş-