kapsa|mak

kaplan

<< OTü kaplān bir vahşi hayvan, kaplan veya leopar <? ETü kap- tutmak, yakalamak +lAn

kaplıca

<< TTü kaplı ılıca a.a.

kaplumbağa

§ TTü kaplı örtülü, kabuklu TTü bağa kurbağa

kaporta

İt boccaporto gemilerde ambar ağzı § İt bocca ağız (<< Lat bucca a.a. ) Lat porta kapı

kapris

Fr caprice fantezi, sorumsuz davranış İt capriccio a.a. <? İt/Lat capra keçi << HAvr *kap-ro- a.a.

kapsa|mak

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
anıŋ tegre kişi kapsādı [etrafına insanlar toplandı] YTü: [ Osmanlıcadan Türkçeye Cep Kılavuzu, 1935]
kapsamak = Tazammun etmek, şamil olmak = Embrasser, s'étendre à

ETü kapsa- çevrelemek ETü kāp torba, zarf +sA-

 kap

Not: Dil Devrimi döneminde Kaşgarî sözlüğünde bulunup kullanıma sokulan sözcüklerdendir.

Benzer sözcükler: kapsam


11.03.2015
kapsül

Fr capsule kapçık, koza Lat capsula [küç.] a.a. Lat capsa kap, kutu +ul°

kaptan

Ven capitán İt capetano kumandan, özellikle gemi kumandanı << OLat capitanus/capitaneus şef, önder, kaptan Lat caput, capit- baş +an-3

kapuçino

İt cappuccino 1. kahverengi külahlı cübbe giyen bir Katolik cemaati, Fransisken, 2. üzerine çırpılmış krema eklenen kahve İt cappuccio külahlı cübbe +in°2

kapuska

Rus kapusta капуста zlahana EYAlm kabuz top lahana Lat caput baş, kelle

kaput

Fr capote 1. kukuletalı palto, asker kaputu, 2. at arabası örtüsü [esk.], otomobilin dış örtüsü İt caputo kukuletalı (palto) << OLat capa/cappa külah, kukuleta