kaparoz

kapalı

<< TTü kapaġlu ETü kapıġ/kapaġ kapak, kapı +lI(g)

kapan1

<< OTü kapğan tuzak ETü kap- +(g)An

kapan2

Ar ḳabbān قَبَّان zağır yükler için tek kollu büyük terazi ≈ OYun kampanós καμπανός za.a. ≈ OLat campāna a.a.

kapari

Yun kápari κάπαρι zçiçeklerinden turşu yapılan bir bitki, capparis spinosa

kaparo

İt caparra alışverişe mahsuben yapılan ön ödeme, pey akçesi § İt capo baş, ön (<< Lat caput baş ) İt arrabo kaparo (EYun arrhabōn αῥραβων za.a. Aram ˁrābōn ערבון zgüvence, pey, kaparo )

kaparoz

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
kaparoz: Lugat-i müvellededir. Yağma, bedava şey. (...) kaparozculuk: Bedavaya konma.

TTü kap- +oz

 kap-


24.11.2014
kapasite

Fr capacité alabilme veya yapabilme gücü, sığa OLat capacitas a.a. Lat capax, capac- alabilen, hacimli, sığdıran +itas Lat capere, capt- almak, tutmak, sığdırmak << HAvr *keh₂p- (*kāp-) a.a.

kapatma

TTü kapat- +mA

kapı

<< ETü kapıġ kapı ETü kap- bitişmek, kapanmak +I(g)

kapik

Rus kopeyka копейка zrublenin yüzde biri olan metal para Rus kopyo копьё z [küç.] mızrak (eskiden paraların üzerinde olan mızraklı adam resminden dolayı)

kapiş

İt capisce anlıyor İt capere anlamak << Lat capere almak, tutmak