kapan2

kap|mak

<< ETü kap- sertçe bitişmek, kapanmak, kapatmak, yakalamak

kapa|mak

<< TTü *kapğa- ETü kapıġ/kapaġ kapı, kapak +(g)A-

kapak

<< ETü kapak örtü ≈ Moğ qabqag a.a.

kapalı

<< TTü kapaġlu ETü kapıġ/kapaġ kapak, kapı +lI(g)

kapan1

<< OTü kapğan tuzak ETü kap- +(g)An

kapan2

[ anon., Ferec ba'd eş-şidde, <1451]
şehre gelüp ḳabbānde koymadan kakalar, çalalar. [ Amasyalı Mahmud b. İbrahim, Miftahu'l-Luga, <1512]
farastūn [Fa.]: Büyük kapan. [ Asım Ef., Kamus-ı Muhit terc., 1800]
al-ḳabbān [Ar.]: Büyük terāzūye denir ki Türkīde daχı kapan taˁbīr olunur.

Ar ḳabbān قَبَّان zağır yükler için tek kollu büyük terazi ≈ OYun kampanós καμπανός za.a. ≈ OLat campāna a.a.

Not: Roma imparatorluk dönemi icadı olup adının kaynağı meçhuldür. DuCL sf. 3:55, DuCG sf. 1:565. Ar ḳabbān Yunanca veya Latinceden alıntıdır.


14.09.2017
kapari

Yun kápari κάπαρι zçiçeklerinden turşu yapılan bir bitki, capparis spinosa

kaparo

İt caparra alışverişe mahsuben yapılan ön ödeme, pey akçesi § İt capo baş, ön (<< Lat caput baş ) İt arrabo kaparo (EYun arrhabōn αῥραβων za.a. Aram ˁrābōn ערבון zgüvence, pey, kaparo )

kaparoz

TTü kap- +oz

kapasite

Fr capacité alabilme veya yapabilme gücü, sığa OLat capacitas a.a. Lat capax, capac- alabilen, hacimli, sığdıran +itas Lat capere, capt- almak, tutmak, sığdırmak << HAvr *keh₂p- (*kāp-) a.a.

kapatma

TTü kapat- +mA