kapak

kaolin

Fr kaolin porselen yapımında kullanılan kil (İlk kullanım: 1712 d'Entrecolles, Fr. diplomat.) Çin gao ling 高岭 zyüksek dağ

kaos

Fr chaos mutlak düzensizlik hali EYun χáos χάος, χαοτ- zbüyük boşluk, uçurum, yeryüzü yaratılmadan önce varolan boşluk << HAvr *ǵʰan- HAvr *ǵʰēi̯- boşluk

kap

<< ETü kāp 1. torba, tulum, kılıf, 2. tas, çanak, bir tahıl ölçeği (≈ Saka kaba bir tahıl ölçeği, çanak ≈ Sogd kapçē/kapçīk a.a. )

kap|mak

<< ETü kap- sertçe bitişmek, kapanmak, kapatmak, yakalamak

kapa|mak

<< TTü *kapğa- ETü kapıġ/kapaġ kapı, kapak +(g)A-

kapak

ETü: [ Uygurca Budist metinler, <1000]
közi kapakı tüp tüz [gözü ve kapağı tam eşit] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
kapġak [[sadağın kapağı]] (...) kapak [[göz kapağı; kızlık zarı]], kapaklıġ kız [[bakire]]

<< ETü kapak ETü kap- 1. yakalamak, 2. bitişmek, dokunmak, değmek +(g)Ak

 kap-

Benzer sözcükler: kapak kızı, kapakçık, kapaklanmak


13.03.2015
kapalı

<< TTü kapaġlu ETü kapıġ/kapaġ kapak, kapı +lI(g)

kapan1

<< OTü kapğan tuzak ETü kap- +(g)An

kapan2

Ar ḳabbān قَبَّان zağır yükler için tek kollu büyük terazi ≈ OYun kampanós καμπανός za.a. ≈ OLat campāna a.a.

kapari

Yun kápari κάπαρι zçiçeklerinden turşu yapılan bir bitki, capparis spinosa

kaparo

İt caparra alışverişe mahsuben yapılan ön ödeme, pey akçesi § İt capo baş, ön (<< Lat caput baş ) İt arrabo kaparo (EYun arrhabōn αῥραβων za.a. Aram ˁrābōn ערבון zgüvence, pey, kaparo )