kapa|mak

kanyon

İng canyon İsp cañon büyük su borusu, ark, su kanalı İsp caña kamış, boru << Lat canna

kaolin

Fr kaolin porselen yapımında kullanılan kil (İlk kullanım: 1712 d'Entrecolles, Fr. diplomat.) Çin gao ling 高岭 zyüksek dağ

kaos

Fr chaos mutlak düzensizlik hali EYun χáos χάος, χαοτ- zbüyük boşluk, uçurum, yeryüzü yaratılmadan önce varolan boşluk << HAvr *ǵʰan- HAvr *ǵʰēi̯- boşluk

kap

<< ETü kāp 1. torba, tulum, kılıf, 2. tas, çanak, bir tahıl ölçeği (≈ Saka kaba bir tahıl ölçeği, çanak ≈ Sogd kapçē/kapçīk a.a. )

kap|mak

<< ETü kap- sertçe bitişmek, kapanmak, kapatmak, yakalamak

kapa|mak

TTü: [ Dede Korkut Kitabı, <1400?]
Mere kapucular, kapuyu kapaŋ, dedi. TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
kapatmak: iubere claudi et includere [kapamasını emretmek, kapattırmak]. TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
kapatmak: Ata eğer örtmek; habs, hacr, hacz, hasr, hısn etmek.

<< TTü *kapğa- ETü kapıġ/kapaġ kapı, kapak +(g)A-

 kapı

Not: ETü kap- fiilinin özgün anlamını koruyan kapu, kapak ve kapalı sözcüklerinden türetilmiş, Türkiye Türkçesine özgü ikincil bir formdur. ETü, Çağ ve Kıp mevcut değildir.

Benzer sözcükler: kapama, kapanmak, kapanç, kapanık, kapantı, kapatmak, kapatılmak, kapattırmak

Bu maddeye gönderenler: kapatma, kepenk


17.03.2015
kapak

<< ETü kapak ETü kap- 1. yakalamak, 2. bitişmek, dokunmak, değmek +(g)Ak

kapalı

<< TTü kapaġlu ETü kapıġ/kapaġ kapak, kapı +lI(g)

kapan1

<< OTü kapğan tuzak ETü kap- +(g)An

kapan2

Ar ḳabbān قَبَّان zağır yükler için tek kollu büyük terazi ≈ OYun kampanós καμπανός za.a. ≈ OLat campāna a.a.

kapari

Yun kápari κάπαρι zçiçeklerinden turşu yapılan bir bitki, capparis spinosa