kanyon

kanton

Fr canton küçük idari birim, bucak OLat canto köşe, bucak, uç

kânun

Ar kānūn كانون z [#knwn q.] 1. ocak, 2. Rumi takvimin onuncu ve on birinci ayları, Aralık ve Ocak Aram kānōn כנון z1. ocak, soba, 2. Arami/Süryani takviminin dokuzuncu ayı, Kislev

kanun1

Ar ḳānūn1 قانون zyasa, nizam EYun kanōn κανων za.a.

kanun2

Ar ḳānūn/arḳānūn قانون/أرقانون ztabla şeklinde telli müzik aleti, erganun EYun órganon όργανον zalet, araç, her çeşit müzik aleti

kanvas

Fr canevasse İng canvas kaba kenevir dokuma, bu kumaşla yapılan resim tuvali << OLat cannabaceus kenevir dokuma

kanyon

[ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
kanyon: Akarsuyun yeri oyarak meydana getirdiği derin, dar ve dolambaçlı boğaz.

İng canyon İsp cañon büyük su borusu, ark, su kanalı İsp caña kamış, boru << Lat canna

 kanal


28.08.2014
kaolin

Fr kaolin porselen yapımında kullanılan kil (İlk kullanım: 1712 d'Entrecolles, Fr. diplomat.) Çin gao ling 高岭 zyüksek dağ

kaos

Fr chaos mutlak düzensizlik hali EYun χáos χάος, χαοτ- zbüyük boşluk, uçurum, yeryüzü yaratılmadan önce varolan boşluk << HAvr *ǵʰan- HAvr *ǵʰēi̯- boşluk

kap

<< ETü kāp 1. torba, tulum, kılıf, 2. tas, çanak, bir tahıl ölçeği (≈ Saka kaba bir tahıl ölçeği, çanak ≈ Sogd kapçē/kapçīk a.a. )

kap|mak

<< ETü kap- sertçe bitişmek, kapanmak, kapatmak, yakalamak

kapa|mak

<< TTü *kapğa- ETü kapıġ/kapaġ kapı, kapak +(g)A-