kanola

kanin

Fr/İng canine köpeğe ilişkin, köpek dişi Lat caninus a.a. Lat canis köpek +in° << HAvr *kʷon- a.a.

kaniş

Fr caniche bir köpek cinsi Fr cane ördek

kanka

Roma kanka arkadaş, yoldaş

kannabis

Lat cannabis kenevir bitkisi

kano

Fr canot ağaç kabuğundan oyulmuş kayık İsp canoa a.a. Karib

kanola

[ Milliyet - gazete, 1987]
Çukobirlik bitkisel yağ açığını kapatmak için Kanada' dan 200 ton 'kanola' tohumu ithal edecek.

İng canola [abb.] yemeklik yağ üretiminde kullanılan, suni olarak geliştirilmiş bir kolza türü (İlk kullanım: 1978 Kanada.) İng Canadian oil low acid düşük asitli Kanada yağı


01.10.2017
kanon

Fr canon 1. yasa, özellikle kilise yasası, 2. ilahilere özgü bir koro tekniği << OLat canon yasa EYun kanōn κανών z1. kargı, kamış, cetvel, 2. ölçü, yasa İbr/Aram ḳanē/ḳaniyā קנה/קניא zkamış, kargı

kanser

Lat cancer 1. yengeç, 2. kanser tümörü, kanser ALat *carcr-os yengeç << HAvr *kar-kr-o- sert kabuklu HAvr *kar- sert

kanserojen

Fr cancerogène kanser-doğuran

kant

Ar ḳand قند zşeker kamışından elde edilen külçe şeker, şekerleme ≈ OFa kand a.a. Sans khanḍa खण्ड za.a. Drav kanṭu külçe

kantar

Ar ḳinṭār قنطار z [#ḳntr q.] 1. büyük ağırlık birimi, 2. büyük terazi OYun kentinári(on) κεντηνάριον zyüz librelik tartı birimi (yaklaşık 31 kg) (Kaynak: DuCG sf. 1:633)Lat centenarium a.a. Lat centum yüz +ari°