kano

kani

Ar ḳāniˁ قانع z [#ḳnˁ fāˁil fa.] yetinen, kanaat getiren Ar ḳanaˁa قَنَعَ zyetindi

kanin

Fr/İng canine köpeğe ilişkin, köpek dişi Lat caninus a.a. Lat canis köpek +in° << HAvr *ḱwóns a.a.

kaniş

Fr caniche bir köpek cinsi Fr cane ördek

kanka

Roma kanka arkadaş, yoldaş

kannabis

Lat cannabis kenevir bitkisi

kano

[ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
kano: Ağaç gövdesi oyularak yapılan küçük sandal.

Fr canot ağaç kabuğundan oyulmuş kayık İsp canoa a.a. Karib

Not: Batı dillerine Kristof Kolomb tarafından taşınmıştır.


01.01.2011 den önce
kanola

İng canola [abb.] yemeklik yağ üretiminde kullanılan, suni olarak geliştirilmiş bir kolza türü (İlk kullanım: 1978 Kanada.) İng Canadian oil low acid düşük asitli Kanada yağı

kanon

Fr canon 1. yasa, özellikle kilise yasası, 2. ilahilere özgü bir koro tekniği << OLat canon yasa EYun kanōn κανών z1. kargı, kamış, cetvel, 2. ölçü, yasa İbr/Aram ḳanē/ḳaniyā קנה/קניא zkamış, kargı

kanser

Lat cancer 1. yengeç, 2. kanser tümörü, kanser ALat *carcr-os yengeç << HAvr *kr̥-kr̥- sert kabuklu HAvr *kar-¹ sert

kanserojen

Fr cancerogène kanser-doğuran

kant

Ar ḳand قند zşeker kamışından elde edilen külçe şeker, şekerleme ≈ OFa kand a.a. Sans khanḍa खण्ड za.a. Drav kanṭu külçe