kaniş

kanıksa|mak

TTü kanık kanmış +sA-

kanırt|mak

ETü koŋur- sökmek, koparmak +It-

kanıt

TTü kan- +Ut

kani

Ar ḳāniˁ قانع z [#ḳnˁ fāˁil fa.] yetinen, kanaat getiren Ar ḳanaˁa قَنَعَ zyetindi

kanin

Fr/İng canine köpeğe ilişkin, köpek dişi Lat caninus a.a. Lat canis köpek +in° << HAvr *ḱwóns a.a.

kaniş

[ Özön, Türkçe-Yabancı Kelimeler Sözlüğü, 1961]
kaniş: Uzun ve kıvırcık tüylü bir çeşit fino köpeği.

Fr caniche bir köpek cinsi Fr cane ördek

Not: Suda iyi yüzdüğü için.


01.01.2011 den önce
kanka

Roma kanka arkadaş, yoldaş

kannabis

Lat cannabis kenevir bitkisi

kano

Fr canot ağaç kabuğundan oyulmuş kayık İsp canoa a.a. Karib

kanola

İng canola [abb.] yemeklik yağ üretiminde kullanılan, suni olarak geliştirilmiş bir kolza türü (İlk kullanım: 1978 Kanada.) İng Canadian oil low acid düşük asitli Kanada yağı

kanon

Fr canon 1. yasa, özellikle kilise yasası, 2. ilahilere özgü bir koro tekniği << OLat canon yasa EYun kanōn κανών z1. kargı, kamış, cetvel, 2. ölçü, yasa İbr/Aram ḳanē/ḳaniyā קנה/קניא zkamış, kargı