kangal2

kancık

Soğdca kançīk "genç kız" sözcüğünden alıntıdır. Soğdca sözcük Orta Farsça aynı anlama gelen kanīçag sözcüğü ile eş kökenlidir. Bu sözcük Avesta (Zend) dilinde aynı anlama gelen kainyikā sözcüğü ile eş kökenlidir. Avestaca sözcük Sanskritçe aynı anlama gelen kanyā́ कन्या z sözcüğü ile eş kökenlidir. Sanskritçe sözcük Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *ken- "yeni, taze" kökünden türetilmiştir.

kançılarya

İtalyanca cancelleria "mabeyn, sekretarya" sözcüğünden alıntıdır. İtalyanca sözcük Latince cancellarius "1. mahkemede hakimleri halktan ayıran parmaklığın önünde duran görevli, 2. kapı bekçisi, kapıcı" sözcüğünden türetilmiştir. Bu sözcük Latince cancelli "parmaklık" sözcüğünden +ari° ekiyle türetilmiştir. Latince sözcük Latince canna "çubuk, kargı, kamış" sözcüğünden +ell° ekiyle türetilmiştir.

kandidiyazis

İngilizce candidiasis "ciltte beyaz leke şeklinde beliren mantar hastalığı, pamukçuk" sözcüğünden alıntıdır. İngilizce sözcük Latince candidus "beyaz" sözcüğünden türetilmiştir. Bu sözcük Latince candēre "ışımak" fiilinden +id° ekiyle türetilmiştir.

kandil

Arapça ḳndl kökünden gelen ḳandīl قنديل z "mum, kandil" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice aynı anlama gelen ḳandīlā קנדילא z sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Latince aynı anlama gelen candēla sözcüğünden alıntıdır. Latince sözcük Latince candēre "ışımak, parlamak, yanmak" fiilinden türetilmiştir.

kangal1

Yeni Yunanca kanχáli καγχάλι z "ip halkası, kıvrılmış küme" sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük Eski Yunanca kánχalos κάγχαλος z "halka, halka şeklinde kapı tokmağı" sözcüğünden evrilmiştir.

kangal2
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ TDK, Türkçe Sözlük, 9. Baskı, 1998]
kangal köpeği: ... bir tür köpek.

Köken

Kangal "Sivas'ın bir ilçesi" özel adından türetilmiştir. Bu sözcük Kaŋlı "bir Türk aşireti" özel adından türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir.


01.01.2011 den önce
kangren

Fransızca gangrène "doku çürümesi" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Eski Yunanca gángraina γάγγραινα z "a.a., buruşma, posaya dönme" sözcüğünden alıntıdır.

kanguru

İngilizce kangaroo sözcüğünden alıntıdır. (İlk kullanımı: 1770 James Cook, İng. kâşif.) İngilizce sözcük bir Avustralya yerli dilinde bir sözcükten alıntı olabilir; ancak bu kesin değildir.

kanı

Türkiye Türkçesi kan- fiilinden Yeni Türkçe +I(g) ekiyle türetilmiştir.

kanıksa|mak

Türkiye Türkçesi kanık "kanmış" sözcüğünden Türkiye Türkçesinde +sA- ekiyle türetilmiştir.

kanırt|mak

Eski Türkçe koŋur- "sökmek, koparmak" fiilinden Türkiye Türkçesinde +It- ekiyle türetilmiştir.