kanca1

kanara

Ar ḳannāra(t) قنّارة zmezbaha, salhane; kasap çengeli (Kaynak: Muarrab sf. 120, Fraenkel sf. 258, Men sf. 3765)

kanarya

İt/İsp canario Kanarya adalarına özgü bir kuş öz Canaria Atlantik'te bir ada Lat insula Canaria Köpek Adası Lat canis köpek

kanasta

İsp cañasta 1. hasır sepet, 2. bir iskambil oyunu EYun kánastron κάναστρον zhasır sepet EYun kánna κάννα zkamış, kargı

kanat

<< ETü kanat kuş kanadı

kanaviçe

İt canavaccio kenevir dokuma, çuval bezi << OLat cannabaceus a.a. Lat cannabis kenevir EYun kánnabis κάνναβις za.a.

kanca1

"gemilerde kullanılan çengelli sırık" [ Kahane & Tietze, The Lingua Franca in the Levant, 1560]

İt gancio kıvrık uç, çengel ≈ Katalan gancho a.a. ~? Kelt

Not: Fr ganche (a.a.) Katalanca veya İspanyolcadan alınmıştır.

Benzer sözcükler: kancalamak, kancalı iğne


06.09.2017
kanca2

<< ETü kança nasıl, hangi surette, nereye ETü kañu hani, hangi +çA2

kancık

Sogd kançīk [küç.] genç kız ≈ OFa kanīçag [küç.] a.a. ≈ Ave kainyikā a.a. ≈ Sans kanyā́ कन्या za.a. HAvr *ken- yeni, taze

kançılarya

İt cancelleria mabeyn, sekretarya Lat cancellarius 1. mahkemede hakimleri halktan ayıran parmaklığın önünde duran görevli, 2. kapı bekçisi, kapıcı Lat cancelli parmaklık +ari° Lat canna çubuk, kargı, kamış +ell°

kandidiyazis

İng candidiasis ciltte beyaz leke şeklinde beliren mantar hastalığı, pamukçuk Lat candidus beyaz Lat candēre ışımak +id°

kandil

Ar ḳandīl قنديل z [#ḳndl q.] mum, kandil Aram ḳandīlā קנדילא za.a. Lat candēla a.a. Lat candēre ışımak, parlamak, yanmak