kanasta

kanal

Fr canal Ven canál açık veya kapalı su yolu, ark, künk Lat canalis a.a. Lat canna kamış, boru, su borusu +al° EYun kánna κάννα za.a. ≈ İbr/Aram ḳanē/ḳaniyā קניא/קָנֶה zkamış (Kaynak: Jastrow sf. 1388, 1392; Rosol sf. 45.)≈ Akad ḳanū a.a.

kanalizasyon

Fr canalisation kanal açma, yönlendirme Fr canaliser kanal açmak, yönlendirmek +()tion Fr canal su yolu +ise-

kanape

Fr canapé 1. sırtlıklı yatak, 2. bir tür sandviç << Lat conopeum/canopeum cibinlik, cibinlikli veya perdeli yatak EYun kōnōpeîon κωνωπεῖον zcibinlik EYun kōnōps κώνωψ ztatarcık +ion

kanara

Ar ḳannāra(t) قنّارة zmezbaha, salhane; kasap çengeli (Kaynak: Muarrab sf. 120, Fraenkel sf. 258, Men sf. 3765)

kanarya

İt/İsp canario Kanarya adalarına özgü bir kuş öz Canaria Atlantik'te bir ada Lat insula Canaria Köpek Adası Lat canis köpek

kanasta

[ Cumhuriyet - gazete, 1954]
Kanasta oynuyoruz. Can sıkıcı bir oyun.

İsp cañasta 1. hasır sepet, 2. bir iskambil oyunu EYun kánastron κάναστρον zhasır sepet EYun kánna κάννα zkamış, kargı

 kanal


14.01.2015
kanat

<< ETü kanat kuş kanadı

kanaviçe

İt canavaccio kenevir dokuma, çuval bezi << OLat cannabaceus a.a. Lat cannabis kenevir EYun kánnabis κάνναβις za.a.

kanca1

İt gancio kıvrık uç, çengel ≈ Katalan gancho a.a. ~? Kelt

kanca2

<< ETü kança nasıl, hangi surette, nereye ETü kañu hani, hangi +çA2

kancık

Sogd kançīk [küç.] genç kız ≈ OFa kanīçag [küç.] a.a. ≈ Ave kainyikā a.a. ≈ Sans kanyā́ कन्या za.a. HAvr *ken- yeni, taze