kanape

kan

<< ETü kān a.a.

kan|mak

<< ETü kan- doymak, tatmin olmak, inanmak

kanaat

Ar ḳanāˁa(t) قناعة z [#ḳnˁ faˁāla(t) msd.] yetinme, doygunluk Ar ḳaniˁa قَنِعَ zyetindi, doydu

kanal

Fr canal Ven canál açık veya kapalı su yolu, ark, künk Lat canalis a.a. Lat canna kamış, boru, su borusu +al° EYun kánna κάννα za.a. ≈ İbr/Aram ḳanē/ḳaniyā קניא/קָנֶה zkamış (Kaynak: Jastrow sf. 1388, 1392; Rosol sf. 45.)≈ Akad ḳanū a.a.

kanalizasyon

Fr canalisation kanal açma, yönlendirme Fr canaliser kanal açmak, yönlendirmek +()tion Fr canal su yolu +ise-

kanape

[ Vartan Paşa, Akabi Hikâyesi, 1851]
"alafranga sedir" [ Basiretçi Ali Bey, İstanbul Mektupları, 1870]
Ermeni dudusu Jarden Monsepal'de kanapeler üzerinde yan gelip eğlenmekte "... açık sandviç" [ Cumhuriyet - gazete, 1930]
Muhtelif sanduviç - Kanape (açık sanduviç) - Muhtelif peynirler

Fr canapé 1. sırtlıklı yatak, 2. bir tür sandviç << Lat conopeum/canopeum cibinlik, cibinlikli veya perdeli yatak EYun kōnōpeîon κωνωπεῖον zcibinlik EYun kōnōps κώνωψ ztatarcık +ion

Not: Karş. İng canopy "cibinlik". "Sırtlıklı yatak" anlamı İngilizcede mevcut değildir.


18.08.2017
kanara

Ar ḳannāra(t) قنّارة zmezbaha, salhane; kasap çengeli (Kaynak: Muarrab sf. 120, Fraenkel sf. 258, Men sf. 3765)

kanarya

İt/İsp canario Kanarya adalarına özgü bir kuş öz Canaria Atlantik'te bir ada Lat insula Canaria Köpek Adası Lat canis köpek

kanasta

İsp cañasta 1. hasır sepet, 2. bir iskambil oyunu EYun kánastron κάναστρον zhasır sepet EYun kánna κάννα zkamış, kargı

kanat

<< ETü kanat kuş kanadı

kanaviçe

İt canavaccio kenevir dokuma, çuval bezi << OLat cannabaceus a.a. Lat cannabis kenevir EYun kánnabis κάνναβις za.a.