kanal

kamutay

TTü kamu +tAy

kamyon

Fr camion bir tür at arabası (14. yy), motorlu yük aracı (20. yy) <? Prov caminar yürümek, yol almak OLat camminus yol (Kaynak: < 680 DuCL sf. 2.52c)Kelt

kan

<< ETü kān a.a.

kan|mak

<< ETü kan- doymak, tatmin olmak, inanmak

kanaat

Ar ḳanāˁa(t) قناعة z [#ḳnˁ faˁāla(t) msd.] yetinme, doygunluk Ar ḳaniˁa قَنِعَ zyetindi, doydu

kanal

"açık su yolu" [ Kâtip Çelebi, Tuhfetü'l-Kibâr fi Esfârü'l-Bihâr, 1656]
[Venedik'te] mezbūr yolların büyügine kanal dirler, şehri iki bölük ider [ Yirmisekiz Mehmet Çelebi, Paris Sefaretnamesi, 1721]
bu kanal didikleri etrāf ve eknāfdan cemˁ idilmiş bir nehr-i muhdisdir.

Fr canal Ven canál açık veya kapalı su yolu, ark, künk Lat canalis a.a. Lat canna kamış, boru, su borusu +al° EYun kánna κάννα za.a. ≈ İbr/Aram ḳanē/ḳaniyā קניא/קָנֶה zkamış (Kaynak: Jastrow sf. 1388, 1392; Rosol sf. 45.)≈ Akad ḳanū a.a.

Not: Nihai kökeni bir Sami dilidir. Karş. Ar ḳanā(t) "su kanalı, ark, boru". EYun kanōn "kamış, cetvel" ve Lat cancellus "parmaklık" aynı Sami kaynağından alınmıştır.

Benzer sözcükler: kanal karidesi, kanal tedavisi, kanalet, televizyon kanalı

Bu maddeye gönderenler: kanalizasyon, kanasta, kançılarya (şansölye), kanon (kanun1), kanyon


17.08.2017
kanalizasyon

Fr canalisation kanal açma, yönlendirme Fr canaliser kanal açmak, yönlendirmek +()tion Fr canal su yolu +ise-

kanape

Fr canapé 1. sırtlıklı yatak, 2. bir tür sandviç << Lat conopeum/canopeum cibinlik, cibinlikli veya perdeli yatak EYun kōnōpeîon κωνωπεῖον zcibinlik EYun kōnōps κώνωψ ztatarcık +ion

kanara

Ar ḳannāra(t) قنّارة zmezbaha, salhane; kasap çengeli (Kaynak: Muarrab sf. 120, Fraenkel sf. 258, Men sf. 3765)

kanarya

İt/İsp canario Kanarya adalarına özgü bir kuş öz Canaria Atlantik'te bir ada Lat insula Canaria Köpek Adası Lat canis köpek

kanasta

İsp cañasta 1. hasır sepet, 2. bir iskambil oyunu EYun kánastron κάναστρον zhasır sepet EYun kánna κάννα zkamış, kargı